Çatoz’da eski bayramlar ve bugünlere geçiş
Kök temizlikten sonra fırın başına geçilirdi. Mis gibi tüten taze ekmekle, çörek, kafes, peksemet ve bullaların etrafa taştığı hoş koku mahalleyi sarardı. Birçok evlerde durum aynıydı.
Eski adı Çatoz olan Serdarlı’da gece baş ucumuza koyduğumuz yeni ayakkabıları, duvara astığımız yeni elbiseleri sabahın erken saatinde giyer, caminin yolunu tutardık. Bayram namazı bitince camiden çıkan büyüklerin ellerini öper, bayramlarını tebrik eder, sonra da akraba ve tanıdıkların evlerine uğrardık. Daha sonra evde sofraya oturur, bayramın sevinciyle yemeğimizi yerdik.
Daha sonra mı? Evler dolaşılır, büyüklerin elleri öpülürdü. Eskiden fakirlik vardı. O nedenle harçlık verenlerin sayısı azdı. Hali vakti yerinde olanlar çocukları sevindirmenin mutluluğunu duyardı.
Ne cıncırak vardı köyde ne de atlı karınca. Badem oyunu oynar, topladığımız harçlıklarla canımızın çektiği yemişleri alır oyunlara dalardık. Top bulmak kolay mıydı? Bez parçalarını top gibi yapar, iyice bağlar ve mahallede futbol oynardık. Karşımızda Besime Hanım ve Çoban Mehmet otururdu. Yan komşumuz Gazi Dayı idi. Bizim yaşlarda 2........
