Günümüzde yaşananlar ve tarihten bir yaprak
Grev ve eylemlerin hafta başından itibaren yeniden uygulanacağına dair haberler var…
Evet… Grevler de olacak, eylemler de olacak… Demokratik haktır… Ama şiddet demokratik hak değildir ve şiddetten kaçınılması gerekir…
Gösterilerde durulması gereken yasal yeri işaret eden güvenlik bariyerlerini aşarak Meclis basmak, grev ve eylem hakkının kapsamı içinde olamaz.. Yasaları ve etiği delen taşkınlıkların bir daha tekrarlanmaması dileğiyle, bu konudaki yasal mevzuatı anımsamak hepimizin sorumluluğu ve görevi olmalı…
Yasama Organı dokunulmazlığı, tüm demokratik hukuk devletlerinde olduğu gibi yasalarla ve Meclis İçtüzüğü ile bizim KKTC’de de güvence altına alınmıştır..
Taşkınlıklarda delinen, ne kadar acıdır ki, işte bu yasal güvence idi…
Demokrasi tarihimize ikinci kez geçen bir Meclis baskını söz konusuydu ve bu olay ülkemizin hukuka saygılı aidiyet sahibi yurtseverlerini derinden üzen gelişme olmuştur..
Cumhuriyet Meclisi İçtüzüğünün 80’nci maddesi “Cumhuriyet Meclisi dokunulmazdır” cümlesi ile başlar ve şöyle sürer:
“Kimse Meclisin özgürlüğünü kısıtlayamaz. Huzurunu bozucu hareketlerde bulunamaz ve manevi kişiliğini tahkir edemez.”
26 yıl önce, 2000 yılında gerçekleşen baskın gibi, geride bıraktığımız günlerde gerçekleşen baskın da demokrasi tarihimizin kara sayfalarındaki yerini alacaktır…
İnternete girenler, bu olayın şimdiden kalıcı biçimde kayda geçtiğini de görürler…
Şu güncel Meclis baskınının çapı, 26 yıl öncekinden daha büyüktü… Temmuz 2000’deki o baskın 6 bankanın arka arkaya domino taşları gibi devrildiği ekonomik krizde yaşanmıştı…
KKTC’deki bankacılık sisteminin daha sağlam, denetimli ve güvenilir bir zemine oturtulması sonucunu getiren bu kriz, batan bankalardaki mevduatların Anavatan Türkiye tarafından faizleriyle birlikte ödenmesiyle atlatılabilmişti.
UBP – TKP koalisyonu döneminde oluşan bu olayda, 2 bini aşkın kızgın “bankazede”, mevduatlarının ödenmesini sağlayabilme adına Cumhuriyet Meclisi’ni basmıştı… Kolluk kuvvetlerini aşarak meclis kürsüsüne kadar çıkan ve ellerine geçeni sağa sola savuran mudilere, çevik polisin müdahalesi gerekecekti.. Olaylar sonrası bazı kişiler gözaltına alınırken, kızgın mudiler Başbakan Derviş Eroğlu ile görüşerek ondan “mevduatlar ödenecek” sözünü aldı…
Ödeyen kim oldu?.. Tabii ki Anavatan Türkiye Cumhuriyeti… Meclis önündeki o şiddetli gösteri bir genel kurul toplantısı sırasında ve taş yağmuruyla başlamıştı… Başbakan ve hükümet üyeleri dahil, tüm milletvekilleri meclis binasındaydılar…
Sabahtan itibaren meclise yakın Kuğulu Park’ta toplanan yaklaşık 2 bin mudi önce Silihtar’daki Cumhurbaşkanlığı binasına yürüyerek orada bildiri okudu. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Cenevre’de idi. Meclis Başkanı Ertuğrul Hasipoğlu Cumhurbaşkanına vekâlet etmekteydi… Meclis Başkan Vekili ise yakın geçmişte yitirdiğimiz Salih Coşar idi…
Cumhurbaşkanlığı önünde okunan bildiride Cumhurbaşkanı’nın hükümetle gerekli işbirliğini yaparak bankazedelerin mevduatlarını geri alması için çalışma başlatması isteniyordu…
Kızgın kalabalık daha sonra sloganlar atarak Cumhuriyet Meclisi’ne yöneldi… Polis barikatını aşarak ve bir polis aracını da devirerek Meclisin kırılan bahçe kapısından içeri girildi. Mudiler, binanın ana giriş kapısındaki polislerle karşılaştılar… Binaya yumurta, pet şişe, taş ve sopalar atan mudilerin bu engeli aşmaları da zor olmadı… İçeri girerken ana kapıyı devirdiler…
Meclis iç güvenliği o gün yetersiz kaldı… Arkasında hükümet üyelerinin ve milletvekillerinin bulunduğu kapıları yumruklayıp tekmeleyerek, kırarak genel kurul salonuna ilerlediler… Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Mustafa Akıncı’nın odasının kapısı da tekmelerle hasara uğratıldı…
Polis güvenlikleri için hükümet üyeleriyle milletvekillerini binadan uzaklaştırmaya çalışıyordu… Genel kurul salonuna girmeyi başaran, kitapları, evrakları, masa ve koltukları dağıtıp camları kıran kızgın insanlar milletvekili koltuklarını ve meclis kürsüsünü işgal ettiler…
Mudileri temsilen meclis kürsüsüne çıkan merhum avukat Ali Rıza Görgüner, Başbakan Derviş Eroğlu’nu görüşmeye çağırdı. Olaylar sırasında meclis binasına giren CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Görgüner’i ikna ederek Başbakanlığa götürdü.
Meclis genel kuruluna girerek salonu tahrip eden eylemciler dışarı çıkmamakta direnince, çevik kuvvet birlikleri çağrıldı. Yakınlarda teyakkuzda olan çevik kuvvet, zor kullanarak mudileri meclis genel kurulundan çıkardı. Bu arada 10’dan fazla kişi gözaltına alındı…
Meclis dışına çıkarılan ve protestolarını orada sürdüren göstericiler tutuklamalara da sert tepki gösterdiler… Polisi, pet kutu, taş, yumurta ve şişe yağmuruna tuttular…
Meclis binası önündeki göstericileri dağıtmak için biber gazı ve tazyikli su kullanıldı… Olay anında fenalaşanlar ve yaralananlar oldu… Bazı milletvekillerinin ve gazetecilerin de tartaklandığı görüldü. Arbedede polisler de yaralandı… Meclis bahçesindeki milletvekili otomobillerine zarar verildi… Yaralanan 19 kişi ambulanslarla hastaneye kaldırıldı…
Ülkeyi sarsan olaylar sonrasında Başbakan Derviş Eroğlu, mudi temsilcileri ile görüşmeyi kabul etti… Paralarının ağustostan itibaren ödeneceği sözünü vererek onları yatıştırdı…
