İç muhasebeci
Günlük hesapların sessizliği var içimde,
Bir kalem gibi titrer elim,
Yaşamın gelir-giderini kaydederken
Kimi umutları yitirir, kimi hayalleri biriktirir.
Sokakta çığlık atan yoksul,
Penceremde duran zenginle tartışır sessizce,
Benim iç muhasebecim her yüzü tartar,
Adaleti, vicdanı, unuttuğumuz denklemleri arar.
Her “eksik” bana hatırlatır:
Paylaşmadığın sevgiler, sustuğun sözler,
Bir gün gelir, defter kapanmadan önce,
Toplumun vicdanı da senin iç muhasebecin olur.
Bir çocuk ekmeğe aç uzanırken,
Bir adam altın biriktirir odasında,
Benim iç muhasebecim not düşer sessizce:
“Dünya böyle dengelenmez, bir yerde hata var.”
Sokak lambaları titrer geceye,
Her ışık gölgeyi gösterir bize,
Ben iç muhasebecime sorarım:
“Bu adaletsizlik kimin yükü?”
Defterimde yaşamın ağırlığı.
Sevgi eksik, merhamet eksik,
Kimi gözyaşı ödenmedi, kimi kahkaha silindi,
Benim iç muhasebecim hep uyarır:
“Eksik kalanı tamamlama zamanı.”
Toplum bir muhasebe masası,
Hesaplar karışık, kalemler kırık,
Ve her bakışta bir eksik,
Her dokunuşta bir umut saklı.
Zengin, daha çok ister, yoksul daha az,
Ben iç muhasebecime bakarım:
“Bu fark kapanmazsa, kalpler kırılır,
Defter kapanmadan çözülmeli her yara.”
Gün gelir, herkes kendi defterini açar,
Bir bakar, eksik ne çokmuş,
Belki o zaman anlarız,
Hesap sadece parayla yapılmaz, sevgidir.
Bir çiçek solar penceremde,
Bir çocuk büyür sokakta,
İç muhasebecim not alır:
“Hayat hep bir denge arar, farkında ol.”
Hırs ve açgözlülük kayıtlarda,
Cesaret ve fedakârlık da not düşülür,
Her satırda bir seçim,
Bir toplumun ruhu kaydedilir gizlice.
Gece uzun, sessizlik ağır,
Ben iç muhasebecime danışırım:
“Bu defter kapanmadan,
Hangi yanlışlar düzeltilir?”
Bir gün herkes hesap bakacak,
Kâr ve zararları, iyilik ve kötülükleri,
Benim iç muhasebecim gülümser,
“Önemli olan ne biriktirdiğin değil, paylaştığındır.”
Defter kapanır, ama ruh açık kalır,
Biz öğreniriz en sonunda:
Hayatın gerçek bilançosu
Adalet, umut ve sevgiden ibarettir.
