Yarı yoldan ziyade Trump’a yakın
Türkiye İsrail’in Gazze’de soykırıma giriştiği ilk günlerden beri İsrail’e karşı tutumunu yönetmeye çalışıyor.
İlk günlerden beri İsrail’in saldırganlığını kınamakta tereddüt göstermiyor. Bu konuda bölgedeki Arap rejimlerinden daha samimi davrandığı aşikâr.
Filistin davasına geçmişte alınmış BM kararları zemininde sahip çıkıyor. Doğu Kudüs merkezli bir Filistin devletinin kurulmasını ihtiva eden iki devletli çözümü katıldığı bütün platformlarda dile getiriyor.
Söylem düzeyinde heyecanı, vurguları iyi sayılır. Fakat bazı adımlarda aksadığı da bir gerçek.
Mesela İsrail rejimiyle ticareti kestiğini soykırımın başladığı 7 Ekim 2023 tarihinden yaklaşık 8 ay sonra 2 Mayıs 2024’te ilan etti.
Bu yöndeki ısrarlı açıklamalara rağmen İsrail’le ticaretin tam olarak kesildiği konusunda kuşkular devam etti. İsrail’le ticaretin doğrudan değil üçüncü ülkeler üzerinden yürüdüğüne dair iddiaların arkası kesilmedi. Azerbaycan petrolünün Türkiye üzerinden İsrail’e ulaşıyor olması da başka bir eleştiri noktasıydı.
Gazze’deki soykırımı Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne vermek İsrail’in Aparheid rejimiyle dayanışmasından çok çeken Güney Afrika Cumhuriyeti’ne nasip oldu. Türkiye 7 Ağustos 2024’te davaya müdahil olmak için müracaat etti. Fakat müracaat hala askıda.
Ardından Suriye devrimi gerçekleşti.
Türkiye yeni Suriye rejimine çok yakındı. İsrail de fırsat buldukça Suriye’ye saldırıyordu. Ahmed el-Şara yönetimi bu saldırılardan rahatsızdı ama sesini çıkarmıyordu.
Bu hengamede Türkiye 2025 Nisan’ında Azerbaycan’ın........
