menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İmamoğlu’na destek amaçlı “ürün boykotu” çağrısının anlamı nedir?

16 0
25.03.2025

“Siyasetin ticarileşmesinde” olduğu gibi “ticaretin siyasileşmesinde” de eşyanın tabiatına uymayan, ikisini birbirine karıştırmak isteyenlerin hesaplarını alt üst eden sürpriz sonuçlarla karşılaşılabiliyor veya bu yönde girişimde bulunanları hedeflerinden saptıran komik durumlar ortaya çıkabiliyor.

Bir haftadır tüm ülkenin odaklandığı, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına kadar giden gelişmeler, son aşamada “hükümete yakınlığıyla bilinen” ticari ürün markalarının boykot edilmesine yönelik kampanya başlatılması konusunu gündeme getirdi.

Özgür Özel başta olmak üzere, CHP kurmayları tarafından boykot fikrini seslendirenler, medyada dolaşan bir ürün listesi ekindeki duyuruda, böyle bir girişimin İmamoğlu’nun siyasi mücadelesine etkili bir destek sağlayacağı tezini şu değerlendirme ve gerekçelerle dile getiriyorlar:

Ekrem İmamoğlu’na yapılan haksızlığa karşı sessiz kalmak, adaletsizliği kabul etmektir. Sandıkta kazanılan zaferi mahkeme salonlarında yok etmeye çalışanlara en güçlü cevabı, birleşerek ve kararlılıkla verebiliriz. Boykot, tüketicilerin elindeki en etkili silahlardan biridir. Halkın iradesini hiçe sayanlara karşı duruşumuzu net bir şekilde ortaya koymak üzere, yaşanan süreçte adaletsizliği desteklediği düşünülen veya hükümete yakınlığıyla bilinen markaları ve şirketleri tercih etmeyip boykot ederek tavrımızı ortaya koyalım, dayanışmamızı güçlendirelim. (Sosyal Medyadan)

Boykotun, özellikle “ticari ürün boykotunun,” mücadele edilen rakibin veya siyasi hasmın ekonomik çıkarlarının engellenmesi yoluyla gücüne darbe vurulmasını sağlayan etkili bir silah olduğuna şüphe yok.

Ancak bu yapılırken, öncelikle ürünleri boykot edilmek suretiyle ekonomik çıkarları engellenecek hedef ticari şirketlerle, mücadele edilen rakibin siyasi çıkarları arasında “zarar özdeşliğini” sağlayacak rasyonel bir ilişki kurulması zorunludur. Boykot konusu ürünleri üreten ticari firmalarla, siyasi gücüne zarar verilmesi amaçlanan iktidar arasında, organizasyonel ve işlevsel açıdan doğrudan veya dolaylı, anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığı sorusunun doğru olarak cevaplandırılması gerekir.

Sonra, boykota çağrılan kitleye mensup kişilerin, çağrıya uymaları sonucunda bundan ne kazanıp ne kaybedeceklerinin doğru hesaplanması gerekir. Bir siyasi partinin, siyasi hedeflerine ulaşma planı doğrultusunda, hazır elinin altında bulunan ve desteğini kolaylıkla alabileceğini düşündüğü seçmen kitlesinin bireysel maddi çıkarlarıyla boykotun sağlayacağı siyasi........

© Karar