Yağmur ve toprak…
Siyaset zihnimizi o kadar işgal ediyor ki, çok ödemli hatta hayati konulara yer kalmıyor. Bunlardan biri kuraklıktır, diğeri topraklarımızın çoraklaşması.
Sorun günlük ihtiyacımız için musluklardan su akmasının ötesinde, tarımla, gıda ile, karnımızı doyurmakla bire bir ilgili. Türkiye’de gıda fiyatlarının dünyada görülmemiş yüksek oranlarda artmasının bir sebebi enflasyon ve mevsimlik don hadisesi ise, asıl ve kronik sebebi gittikçe derinleşen kuraklık ve tarımda toprağın bozulmasıdır.
Küresel iklim değişikliği bu felaketleri daha da artıracak.
Önümüzde bu felaket bizi bekliyor ama, siyasetin ne kadar gündeminde?
Siyaset zihnimizi o kadar vesayet altına almış ki, günün kavgalarından bu hayati sorunlara vakit kalmıyor!
Bu konuyu siyasetin gündemine sokacak güçlü “yeşil” hareketler de henüz yok ülkemizde.
ÜLKENİN YÜZDE 70’İ
Öteden beri bu konuda birinci derecede itibar ettiğim uzman, Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’dur. CNN Türk’te iken kendisiyle birkaç defa mülakat yapmıştım. Yıldan yıla ağırlaşan kuraklaşma konusunda dünkü açıklamasında diyor ki:
“Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yüzde 70’i şiddetli kuraklık altında. İstanbul’da yağış yüzde 99 azaldı, Ankara son 47 yılın en kurak dönemini yaşadı, İzmir çok şiddetli kuraklık kategorisinde yer aldı… Trakya’nın büyük bölümü ‘olağanüstü kurak’, İç Anadolu’dan İç Ege’ye uzanan hat ise ‘kalıcı bir kuraklık’ kuşağına........© Karar
