menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özerk üniversite?

395 145
15.02.2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boğaziçi Üniversite’sinde kız ve erkek öğrenci yurdu açılış töreninde konuştu. Üniversitelerin “ideolojilerin harp meydanı değil, bilim ve vizyon üreten” merkezler olması gerektiğini söyledi. Elbette doğru.

Fakat muhalif bir kimse de çıkıp BOÜ’deki “kayyım rektör” tartışmalarını hatırlatarak aynı sözleri söyleyebilir.

Erdoğan, üniversiteleri “kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bu zihniyet”i eleştirdi. Bu da doğru. Fakat birileri de çıkıp “baskı el değiştirdi” diyerek BOU’nün yaşadıklarını ve törendeki tabloyu örnek gösterebilir.

Doğrusu, üniversite konularına “bilim, liyakat, akademik özgürlük” gibi kavramlar açısından bakmaktır. Zira bu kavramlara siyasi duruşa göre farklı anlamlar verilemez, akademik tanımları bellidir.

Türkiye’de üniversitenin evrensel standartlarda özerk olduğu dönemler pek kısadır. Tek Parti devrinde üniversite, Falih Rıfkı’nın ifadesiyle “ilimden önce inkılap” anlayışıyla kurulmuştu. Rektörü iktidar tayin ederdi.

DP iktidarının üniversiteye baskılarına, ilk itiraz eden DP milletvekili ve milliyetçi tarihçi merhum Prof. Osman Turan olmuştu.

Şerif Mardin gibi bir isim bile Aralık 1956’da iktidarı eleştirerek üniversiteden istifa edip dışarıya gitmişti.

Merhum Prof. Türker Alkan, 1950’leri, 1960’ları anlatırken “Kemalizm’den öte köy........

© Karar