Anahtar Kılıçdaroğlu’nun elinde
İstinaf Mahkemesi’nin CHP kurultayları hakkında “mutlak butlan” kararı vermesi, hukuken “yetki gaspı”dır. Çünkü parti kongreleri hakkında karar verme yetkisi münhasıran YSK’ya aittir. Nitekim…
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP İl yönetimine “kayyım” atadığı gibi, il kongresinin de “tedbiren durdurulmasına” karar vermişti. Bu, parti kongrelerinin meşruiyeti konusunda adliye mahkemelerinin karar verebilmesi demekti…
Fakat o zamanki YSK, anayasaya, kanuna ve kendi içtihatlarına uygun bir tavırla “başlamış kongre durdurulamaz” diyerek kongrenin meşru olduğuna karar vermiş ve kongre yapılmıştı. (24 Eylül)
Görev alanı bakımından Asliye Mahkemesi ile İstinaf arasında hiçbir fark yoktur.
Buna rağmen İstinaf Mahkemesi, bırakın “başlamış kongre”yi, tamamlanmış ve süreleri dolarak kesinleşmiş 38. Kurultay’ı ve bir talep de olmadığı halde Olağanüstü Kurultay’ı “mutlak butlanla malûl” sayabilmiştir. Hukuken yanlış ama bağlayıcı bir karardır.
YSK ise son kararında “benim yetkim yok” diyerek, İstinaf’ın yetki gaspını zımnen onayladı.
Mutlak butlan kararının açıklandığı akşam Medyascope kanalında Ruşen Çakır’ın sorularını cevaplandırdım. Hukuki eleştirilerimi yönelttim. Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye önemli hizmetleri geçtiğini, şimdi ise Özgür Özel’in liderliğini kitlelerin kabul ettiğini ve bir demokrasi mücadelesi verdiğini, Kılıçdaroğlu’na düşen görevin de “derhal olağanüstü kongreye........
