menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Solun hukukla kurduğu sorunlu aşk

63 0
10.04.2026

Sağın yargıyla kurduğu sorunlu ilişkiyi konuştuğumuz yerde durmak meseleyi eksik bırakır çünkü bu tabloya tek cepheden bakmak gerçeğin yalnızca bir kısmını görmek anlamına gelir. Aynı merceği sola çevirmeden bu ülkede hukukun neden sürekli siyasal mücadelenin uzantısı haline geldiğini kavramak mümkün görünmez. Bu yüzden soruyu açık ve rahatsız edici biçimde sormak gerekir. “Bu ülkenin hukuk tarihinde sol gerçekten daha temiz bir hat kurdu mu yoksa aynı araçsallığı başka bir dil ve başka bir meşruiyetle sürdürdü mü?”

Bu sorunun cevabı Osmanlı’nın son döneminde şekillenmeye başlayan ve bugüne kadar farklı biçimlerde yeniden üretilen bir zihinsel mirasın içinden konuşur. Tanzimat’la birlikte kurulan hukuk düzeni çoğu zaman ilerleme anlatısının parçası olarak değerlendirilir ancak bu düzenin asli yönelimi bireyin haklarını tahkim etmekten çok devletin çözülmesini engellemekti. Bu tercih, hukuku baştan itibaren eşitliği kuran bir ilke olmaktan uzaklaştırdı ve düzeni ayakta tutan bir disiplin mekanizmasına dönüştürdü. Böylesi bir başlangıç hukuku sınır çizen ölçülere bütünü olmaktan çıkararak siyasal varlığın devamını sağlayan işlevsel araç haline getirdi.

Cumhuriyet, devraldığı bu mirası sürdürmekle kalmadı, onu daha belirgin bir biçimde yeniden kurdu. Kurucu irade hukuku sınır çizen bir çerçeve yerine toplumu dönüştüren aktif bir araç olarak kavradı ve bu tercih kısa vadede güçlü sonuçlar üretti. Ancak aynı yaklaşım, hukukun kendi başına bağlayıcı bir zemin kurmasını engelledi. Kurallar herkes için geçerli bir ölçü olarak yerleşmek yerine yön veren ve gerektiğinde zorlayan bir aygıt olarak tecrübe edildi. Böylece bu anlayış yalnızca bir döneme ait bir tercih olarak kalmadı, sonraki siyasal geleneklerin hukuk ve adalet tasavvurunu belirleyen kalıcı bir hat haline geldi.

Bu hattın en sert biçimde kristalleştiği anlardan biri 12 Eylül müdahalesi ve onun........

© Karar