menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sazlıklar betona dönmeli yurdumda

60 0
22.04.2026

Sosyal medyada Sazlıdere Barajı etrafında konut inşaatlarına başlandığını gösteren fotoğraflar yayınlandı.

Artık bu tür işler gizlenmiyor da aksine sıradan şehir pratikleriymiş gibi sunuluyor. Havadan çekilmiş o görüntüler, “büyüme” diye anlatılan hikâyenin neyi örttüğünü açıkça ele veriyor. Suyun kendi yatağını bulduğu, sazların rüzgârla yön değiştirdiği düzen ortadan kalkmış, yerine toprağı yaran yollar, ağır makinelerin izleri, çamurlar, çimentolar ve birbirinin kopyası yapı kütleleri yerleşmiş. Bu manzara doğanın katledildiğini, yerine betondan imzalar atıldığını övünerek anlatıyor. Anlıyoruz da.

Burada belirleyici olan sadece bu kötü değişim de değil, bu değişimi mümkün kılan bakış. Aynı formun, aynı planın, aynı zihnin ısrarla çoğaltılması, tabiatı, mekânı anlamayı bırakmış, daha çok onunla savaşan, hizaya getirmeye çalışan, cedelleşen, inatlaşan bir iradeyi açığa çıkarıyor. Ortaya çıkan sanıldığı gibi yeni bir yerleşim alanı olamaz. Farklı olanı silen, tabiatı karşısına alan, tek tipe dizilmiş betonların kendini dayattığı o rant düzeni. Bu yüzden gördüklerimiz sıradan şantiyeleşme değil, kararların, önceliklerin, siyasi inatlaşmanın zemine kazınmış hâli. Bedeli başkalarına bırakılmış bir yönelmenin izleri imza gibi asırlarca bu konut obasında görülecek.

Suyun yön verdiği binlerce yıllık coğrafyada artık tüm akışı insan ve rant belirliyor. İstanbul’un talihi değişmiyor. Beton iştahı tıpkı bir vakum gibi ne varsa içine çekiyor. Toprağın taşıma kapasitesi, suyun izleyeceği yollar, rüzgârın akışı ve burada süren hayatın, hayvanların bitkilerin dengesi bile isteye yok sayılıyor.

Ortada apaçık bir tercih var. Yıllardır dile getirilen uyarılar duymazdan gelindiği, ciddiye alınmadığı için bu noktadayız. Kurulan düzen........

© Karar