menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Keşke “bana ne İran’dan” diyebilseydim

27 1
02.02.2026

Amerikan Başkanı Trump’la İran arasında başlayan gerilimin ilk gününden bu yana nedense, bu konuda hiçbir şekilde bir yazı yazmak gelmedi içimden… Zira bir tarafta dünyayı ateşe vermekten çekinmeyecek patavatsız bir demokrasi düşmanı Trump var, diğer tarafta ise 6 bin insanını katleden bir molla rejimi.

Artık şunu çok iyi biliyoruz ki savaşları bitirme iddiasıyla gelmesine rağmen, İsrail Gazze’de bebekleri Amerikan silahlarıyla öldürdü diye övünen, Kanada’ya göz diken, Grönland’a el koymak için olmadık şebeklikler yapan, şimdi de İran’a saldırı hazırlığı yapan ve kelimenin tam anlamıyla zihinsel sağlık sorunları olan bir Amerikan başkanıyla karşı karşıyayız.

Öyle anlaşılıyor ki bu çılgın adamın görev süresi bitmeden, dünyanın başı beladan kurtulmayacak… Daha ne tür çılgınlıklar yapacağı konusunda, bir öngörüde bulunmak da mümkün değil.

Şimdi en yakın tehlike, İran’a yönelik saldırı hazırlığı… Şu anda eller tetikte, her an Trump insan öldürme nöbetlerine kapılıp İran’a bombalar yağdırabilir.

Evet bu adam, önüne gelen herkese saldırmaktan zevk alıyor bunu anladık. Karşısında da kendi halkına silah çeken despotik bir molla rejimi var. Bu ilkel despotik rejim, şu ana kadar 6 bin insanını gözünü kırpmadan katletti.

Böyle bir manyaklık olabilir mi? Savaşlarda bile bu kadar insan ölmüyor, kaldı ki İran’da şu anda bir savaş yok. İran’ın üzerine kabus gibi çöken Molla rejiminin askerleri, pahalılığı protesto eden, özgürlükler için yürüyen sivilleri avlıyor sokaklarda…

Kendi halkını........

© Karar