Devrimden sonra İran bir devrimin muhasebesi
Yüzyıllarca güvencesiz ve korku içinde ve gün yüzü görmeden yaşamak” cümlesiyle bitmişti, “Devrimden önce İran” köşe yazısı.
Soru: Acaba, Devrimde İran halkına vadedilen kurumsal ve insani bütün haklar güvence altına alındı mı?
Devrim öncesinde devrimcilerin başlıca talepleri ve hedefleri:
1) Şah devrilsin ve Şahlık ilga edilsin.
Bu talep tamamen gerçekleşti.
Son gelişmelere ve yan etkilere bakıldığında Şah’ın “meşruti monarşi”si sanki şeklen devam ediyor.
Dini Lider , “Velayeti Fakih Cumhuriyeti’nin Devrim Rehberi Merhum Ali Hamaney” 37. görev yılında şehid edildi.
Dini liderler “Kaydı Hayat” şartıyla seçilirler. Şehit olmasa Merhum Hamaney’in görev süresi uzayacaktı.
Ali Hamaney’in yerine yeni bir dini lider seçilirken beklenen, dini bakımından rütbesi en yüksek ve en erdemli bir Ayetullah’ın seçilmesiydi.
Fakat Ayetullah bile olmayan oğul Hüccetülislam Mücteba Hamaney dini lider olarak seçildi.
Askeri kavramlarla söylersek: Bir Orgeneralin seçilmesi beklenirken, tabir caizse, şehzade olduğu için bir Albay seçildi.
Bir Şahlık kurumu olan “iktidarın babadan- oğula devri” yeniden dirildi diyenlere ne cevap verilir bilmiyorum.
Soru: Hayat tecrübesi, mesleki yeterliliği ve en önemlisi dini yetkinliği belirsiz olan Mücteba Hamaney, nasıl oldu da İran’ın dini lideri seçildi?
İran, tabir caizse Ayetullah kaynıyor ve neredeyse bütün ayetullahlar dini lider aday adayı sayılırlar.
Rejime gönülden bağlı olan Ayetullahlar, kendilerinin değil de Mücteba Hamaney’in Devrim Rehberi olarak seçilmesini meşru görüyor olabilirler fakat bu seçimi hepsinin isabetli bulduğu söylenemez.
Mücteba Hamaney’i seçen Uzmanlar Kurulu üyeleri, bu göreve baba Ali Hamaney tarafından atandıkları için Mücteba Hamaney’i seçmiş olabilirler mi?
Muhtemelen fakat emin değiliz.
İran hükümeti iki cephede savaşıyor; biri Amerika-İsrail-Almanya-İngiltere cephesi ve ikincisi de kendi vatandaşlarına karşı yürüttüğü iç savaş.
Şimdi de yeni bir savaşın cephesi açıldı: İktidar içi hizipler arası savaş.
Halk “Bin derdim var idi bir daha oldu” benzeri bir türkü söyleyebilir artık.
2) Otoriter ve istihbaratçı devletin yıkılması.
Şah, muhaliflerini sindirmek için istihbarata dayalı iç güvenlik kurumları kurmuştu. Devrimden sonra başta istihbarat kurumu SAVAK olmak üzere Şah yönetiminin bütün güvenlik kurumları kapatıldı.
Humeyni’ye yakın Devrim’in Yargıcı Sadık Halhali sadece 1979 yılında 2.000 kişi hakkında idam kararı vermiş.
Bilenler bu kararların çoğunun haksız ve mesnetsiz olduğunu ve Halhali’nin verdiği toplam idam kararları sayısının 8.000 civarında olduğunu iddia ediyorlar.
Devrimden sonra kurulan BESİC ve DEVRİM MUHAFIZLARI gibi kurumlar bugün bile halkı terörize etmeye, tutuklamaya, hapsetmeye hatta öldürmeye devam ediyor.
Devrimin teorisyenlerinden ve “Humeyni’nin önceden açıklanmış ve sonra da azledilmiş halefi” Ayetullah Hüseyin Muntazeri azledildikten sonra Humeyni’ye yazdığı mektupta:
“İslam cumhuriyeti hapishanelerinde İslam adına işlenen cinayetlerin bir benzerinin şahlık rejiminde bile olmadığını,hapishanelerde Devrim Muhafızları tarafından cinayetler işlendiğini ve yargı sisteminin buna göz yumduğunun farkında değil misiniz” diye Humeyni’ye yönelik bir yazı yayınlamıştı.
Şiddet ve baskı yoluyla İran’da güvenlik sağlandığı söylenebilir fakat rızayla değil de, şiddetle temin edilen her güvenlik, kırılgan bir güvenliktir.
3) Devrimden sonra siyasi özgürlükler ve anayasal düzen:
1979’da yeni bir Anayasa kabul edildi.
Bu yeni anayasa seçim, cumhurbaşkanlığı, parlamento, güvenoyuna dayalı hükümet gibi parlamenter demokrasinin bütün kurumlarını içeriyordu.
Anayasa için eleştiri ve yorum:
Bu Anayasaya batıda bilinmeyen bazı yeni kurumlar da eklenmiş: Anayasayı Koruma Kurulu, Uzmanlar Kurulu gibi.
Fakat kritik belirleyici bir değişiklik daha vardı: Devrim Rehberliği.
Devrim Rehberliği Kurumuyla, Velayeti Fakih ilkesi gereğince yetkisi bütün Cumhuriyet Kurumlarının üstünde olan yeni bir “dini liderlik” makamı oluşturdu.
Hem Anayasal hem de Dini Meşruiyet sayesinde Devrim Rehberi üç boyutlu devletin tek hakimi oldu.
Cumhurbaşkanı, hükümet ve parlamento birinci grup.
Anayasal Kurullar ikinci grup.
Devrim Muhafızları, Besiç, Ordular gibi güvenlik kurumları da üçüncü grup.
Siyasi Özgürlükler için eleştiri ve yorum:
İran Devrimini Din Adamları, Komünistler, Liberaller, Milliyetçiler, vs gibi her kesimden bir koalisyon yapmıştı.
Zaman geçtikçe din adamları diğer grupları yargı ve düzenlemeler yoluyla tasfiye etti.
Diğer gruplar da din adamlarına karşı çok kanlı terör saldırıları başlattı.
Ülke kan gölüne döndü.
Siyasi özgürlükler adeta yok edildi.
Özgür basın susturuldu.
4) Bağımsız ve milli bir dış politika
Devrimin milli bir dış politika talebi de büyük ölçüde gerçekleşti.
İran Amerikan büyükelçiliğini basıp büyükelçilik görevlilerini rehin alınca başta ABD olmak üzere bütün Batıyla ilişkiler önce bozuldu ve sonra da koptu.
ABD, önce İran’ın Amerikan bankalarındaki bütün paralarını bloke........
