menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çok kültürlülük

25 1
08.02.2026

Bir tarafta bilim, bir tarafta günlük hayat ve icraat. Bilim akademisyenlerin işi. İcraat ve günlük hayat da siyasilerin ve bürokratların herhâlde. İkisinin arasında bir iletişim, bir geçişkenlik var mı? Zaman zaman bu soruya olumsuz cevap verildiğini hissediyorum. Bilim adamı ise bilim adamlığını bilsin, etliye sütlüye karışmasın. Hatta aktif olarak uzak dursun. Bilim ile siyaseti karıştırmayalım değil mi?

Değil tabii! Siyaset ve politika sadece bazı insanların birbiriyle çekişmesi manasına gelmez. Siyaset yönetim demektir. Ülkenin direksiyonu demektir. Bilim başka, yönetim ve siyaset başka şey demek, gerçekler başka, politika başka şey demektir. “Ben pilotluk yapacağım ama radara ve göstergelere bakmayacağım, o başkalarının işi.” demek gibi bir şey!

BİLİMLE YÖNETİLİR

Ekonomi, siyaset bilimi, sosyal psikoloji… Ülkeyi yönetmeye talip ekip bunlarla donanmamışsa olmaz. Kendilerinin uzman olması gerekmez – olsa iyi de olur– fakat yönetime talip ekiplerde o uzmanlar bulunmalı. Üniversiteler öncelikle ülkenin ihtiyacı olan konuları araştırmalı. Böyle yapmaları için o konulara para desteği sağlanmalı. Üniversitelerden başka, Devlet Planlama Teşkilatı gibi uzmanların doğrudan icraya destek verdikleri kurumlar olmalı. Tabii, siyasette de bilimin bulduklarına kulak verecek feraset olmalı. Kalkınmış ülkelerde ülkenin mekanizması böyle çalışır. Böyle çalışmayan ülkeler de bir türlü kalkınmış ülke olmaz.

Ülkenin yönetiminde ekonominin önemini kimse inkâr etmez. Fakat toplum biliminin, sosyal psikolojinin ve siyaset biliminin, özellikle........

© Karar