menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mahalle hukuku

35 1
27.03.2025

Kitab-ı Mukaddes’te faiz yasağı şartlı olarak ifade edilir: “Yabancıdan faiz alabilirsiniz ama kardeşinizden almayacaksınız. Böyle yapın ki, mülk edinmek için gideceğiniz ülkede el attığınız her işte Tanrınız RAB sizi kutsasın.” (Tesniye, 20.) Demek ki faiz yasağı Musevilerin “kendi kardeşleriyle” aralarındaki borç ilişkisinde geçerli. Seçilmiş millete mensup olmayan yabancılar (Goyim) ile alışverişinde geçerli değil.

Yahudilerin tarih boyunca -ve bugün- yaşadıkları ülkelerde ağırlıklı olarak finans sektöründe faaliyet göstermeleri böylesine açık bir dini ruhsatın eseri kabul ediliyor. Kimileri bunun özellikle Avrupa ülkelerinde maruz kaldıkları ayrımcılık yüzünden Yahudilerin çalışabilecekleri başka iş kolu kalmamasına bağlıyor. Kimileri ise her an sürülme/kovulma tehdidi altında bulunan bu insanların mecburen taşınamaz mal edinmekten geri durmalarının sonucu sayıyor menkul değerlerle uğraşmalarını.

Ancak hangi sebeple olursa olsun söz konusu sektörde yer alan dindar Yahudiler faizle kredi verecekleri kişilerin “kendi kardeşlerinden” değil yabancılardan olmasına dikkat ettiler hep. Buna benzer şekilde bizde de Hanefi mezhebine göre “darülharb”de gayrimüslimlerden faiz almak (vermek değil) caizdir. Her ne kadar bu hükmün gerekçesi fukaha arasında tartışmalı bir konu olsa da son tahlilde “Bizden olanlar” ile “bizden olmayanlar” için iki ayrı kuralın geçerli kabul edildiği ortada. (Caferi mezhebine göre ise yalnızca “darülharb”de değil, İslam toplumu içinde yaşayan gayrimüslimlerden faiz almak da caizdir.)

Her kuralın herkes için geçerli olmadığı hukuk anlayışının kökleri Hammurabi kanunlarına kadar uzanıyor. Eski Babil’de sıradan vatandaşlar için geçerli olan bazı kurallar soylular için geçerli olmayabilirdi. Bazı durumlarda erkekler ile kadınlar da eşit haklara veya yükümlülüklere sahip sayılmazlardı. Aynı hukuk anlayışının tezahürlerini kadim Yunan’da ve Roma’da da görürüz.

Günümüzde ise hukukun üstünlüğü -bir başka adlandırmayla kanun hakimiyeti- kuralı temel bir değer olarak kabul ediliyor artık. Nedir bu kuralın manası? Kuralların her şart altında herkes için geçerli olması. Hakların da yükümlülüklerin de istisnasız olması. Bunu sağlayan rejimlere “nomokrasi” (kanun nizamı) diyorlar.

Hukukun üstünlüğü prensibi modern Batı dünyasının sosyal ve iktisadi gelişmişliğinin de kaynağı........

© Karar