menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İktidar tamam da AK Parti seçmeni adalet istemez mi?

66 16
01.02.2025

CUMARTESİ YAZILARI

Dün bütün Türkiye’de cuma namazında hocalar her cuma olduğu gibi hutbede “Allah adaleti iyiliği ve yakınlarınıza yardımı emrediyor, kötülüğü yasaklıyor…” ayetini okudular. Zaten camilerde adalet lafını bol bol işitiriz. Hem cuma hutbelerinde hem de başka zamanlarda verilen vaazlarda “İslam’da adalet” konusu çok sık işlenir.

Hocalarımız çoğunlukla da örnek olarak “Hz. Ömer’in adaleti”nden söz ederler. Ondan önce İran hükümdarı Nuşirevan adaletiyle bütün dünyaya nam salmış olan bir yöneticiymiş, bu yüzden Hz. Ömer’e “İkinci Nuşirevan” demişler... Hz. Ömer geceleri devletin işlerini yaparken devletin mumunu, kişisel işleri için kendi parasıyla aldığı mumu yakarmış… Dicle’nin kenarında bir kurt bir kuzuyu kapsa hesabı benden sorulur diye korkarım, dermiş.

Rivayete göre, Müslümanların ikinci halifesi bir başka sahabeyle yaşadıkları ihtilaftan dolayı hakim huzura çıkmış. Hakim kendisine “Şöyle buyurun” diye seslenince öfkelenmiş, “Sen halife ile halktan birine eşit davranmıyorsan bu makama layık olamazsın!” diye bağırmış.

Hocalarımızın sık sık anlattığı buna benzer anekdotlardan birinin kahramanı da Fatih Sultan Mehmet’tir. Fatih yaptırdığı caminin yüksekliğinden memnun kalmayınca kızıp “Rum” mimarbaşının ellerini kestirir. Mahkemeye gidilir. Kadı hükümdarı suçlu bulur ve kısasa hükmeder. Fatih’in de elleri kesilecektir. Gayrimüslim mimar karşılaştığı bu yüksek adalet manzarasına hayran kalarak oracıkta Müslüman olur ve padişahı affeder.

Bunun üzerine elleri olmayan zavallı adamın ömür boyu geçimini sağlama yükümlülüğünü padişaha verir Kadı. Padişah bunun devlet hazinesinden........

© Karar