Ay’ın arkasından gelen fotoğraflar…
Geçen hafta Artemis II’nin gönderdiği kareler, sadece güzel uzay manzaraları değil! Veri üretiyor, NASA’nın Ay programını savunuyor ve ABD’nin Çin’le sertleşen uzay rekabetine görsel malzeme sağlıyor. Uzay artık yalnızca bilim değil; bütçe, prestij ve jeopolitik de.
Artemis II’nin fotoğraflarına ilk bakışta verilmesi beklenen tepki belli; ne kadar güzel! Siyah boşluk, gri kraterler, ufukta küçülmüş bir Dünya. Fakat bu kareleri önemli yapan şey güzellikleri değil. Daha doğrusu, yalnızca güzellikleri değil. Bu görüntüler aynı anda üç ayrı iş görüyor; bilimsel gözlem sağlıyor, NASA’nın Ay programını kamuoyuna yeniden anlatıyor ve ABD’nin uzay rekabetinde hala merkezde olduğunu gösteren bir vitrin kuruyor. Bu yüzden onlara yalnızca “uzay kartpostalı” gibi bakmak, meselenin yarısını kaçırmak olur.
Önce çıplak tabloyu koyalım. NASA’nın Ay görevi için kullandığı Orion kapsülü, Artemis II’de dört astronotu taşıyor. 1 Nisan’da fırlatıldı; 6 Nisan’da Ay’ın uzak tarafından geçti; NASA’ya göre 248 bin 655 mil ile Apollo 13’ün rekorunu aştı, AP’ye göre en uzak noktada 252 bin 756 mile ulaştı ve 10 günlük görevin sonunda Dünya’ya dönüşe geçti. Bu yazı yazılırken NASA hala Pasifik’te San Diego açıklarında 10 Nisan akşamı kapsülün görevi bitirip San Diego açıklarında Pasifik’e inmesi planı işletiyordu.
Teknik olarak da bu bir iniş görevi değil. Ay’a bayrak dikmiyor, yüzeye astronot indirmiyor. Ama bu, onun ‘basit’ olduğu anlamına gelmiyor. Asıl test edilen şey, Orion’un insanlı derin uzay aracı olarak gerçekten güvenilir olup olmadığı. Mürettebat kapsülü elle yönlendiriyor, yaşam destek ve termal sistemler sınanıyor, Dünya’ya dönüşte daha önce sorun çıkaran ısı kalkanı kritik bir sınavdan geçiyor. Aynı anda astronotların bedeni de testin parçası. Özel sıkıştırma giysileriyle yerçekimine dönüşe hazırlanıyorlar, günlük egzersiz düzeni uygulanıyor, hatta kendi hücrelerinden üretilmiş ‘organ-on-a-chip’ deneyleriyle derin uzayın biyolojik etkileri ölçülüyor. Kısacası Artemis II, Ay’a bayrak dikmiyor; ama insanın Ay çevresinde gerçekten çalışabilir bir sistem kurup kuramayacağını sınayan ilk ciddi prova oluyor.
Artemis II’de çok insani bir sorun da yaşandı. Orion kapsülünün atık sistemi görev sırasında arıza verdi. NASA ilk sorunun giderildiğini açıkladı, ancak sonraki günlerde sistemin tamamen pürüzsüz çalışmadığı ve mürettebatın zaman zaman yedek yöntemlere başvurduğu anlaşıldı. Bu küçük ayrıntı önemsiz görünse de, derin uzay görevlerinde asıl sınanan şeyin yalnız roketler değil, gündelik hayatın en temel sistemleri olduğunu hatırlatıyor.
'DÜNYA GÖZÜ'YLE AY'I GÖRMEK!
Mürettebat, görev şu bu ama en çok fotoğraflara kilitlendik. En çok dolaşıma giren fotoğraf da “Earthset”, yani Dünya’nın Ay ufkunun arkasına çekildiği kare oldu. NASA’nın verdiği ayrıntıya göre görüntü 6 Nisan’da çekildi; Dünya’nın gündüz........
