Nasip ve tercih arasında
Siz bilinçaltınızı bilince dönüştürene kadar, o sizin hayatınızı yönlendirecek ve siz ona kader diyeceksiniz.”
Carl Gustav Jung’un sözü, insanın kaderle ilişkisini başka bir yere taşır. Kader, başımıza gelenlerden ibaret değildir; farkına varmadan yöneldiğimiz, adını koyamadığımız bir akıştır.
İnsanoğlunun önünde iki yol uzanır: Biri kendi tercihleri, diğeri maruz kaldıkları. Hangisi daha belirleyici?
Bu soru hiç eskimez. Hayat, belki de bu iki hattın sürekli birbirine karıştığı uzun bir yürüyüştür.
Bir genç düşünelim. Üniversite sınavında derece yapmış, büyük bir şehre gelmiş, iyi bir okulda okumuş.
Sorulduğunda gayet makul cevaplar verir: “Çalıştım, istedim, tercih ettim. Şehri sevdim, imkânlarını gördüm, yolumu........
