Terörsüz Türkiye'ye İran rötarı mı?
Bahçeli, öncülüğünü üstlendiği Terörsüz Türkiye Süreci'nin hızla tamamlanması için bastırdı hep. Meclis Komisyonu'nun kurulması da onun bastırmasıyla erkene alınmıştı. AK Parti'ye kalsa geçen yazı geçirip ekimi bekleyecekti.
Zamana yayılması, sabotaj ve provokasyonlara süreci açık tutacağından sakıncalıydı. Bahçeli, ağırdan almaya bu gerekçeyle karşı görünüyordu.
Ne oldu da MHP liderinin demiri tavında dövme, geciktirip tavsatmama, eli çabuk tutma yaklaşımı değişti?
Çünkü partisinin dünkü grup toplantısında bu kez şöyle dedi:
"Süreci boğmanın, aceleye getirmenin alemi yoktur; yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. Terörsüz Türkiye, dedik; Allah'ın izniyle başaracağız."
'Hayırda acele ediniz' yaklaşımından 'acele işe seytan karışır' temkinine geçmiş gibi değil mi?
Süreci sonuçlandırma kararlılığını koruyor Bahçeli. Sözlerinden ipe un sererek sonlandırma anlamı çıkmaz, ona ne şüphe. Uyutmak, savsaklamak şöyle dursun; gevşetmeye yahut oylamaya kapı açmadığı da muhakkak.
Ama komisyonun önerdiği demokratik ve hukuki düzenlemelerin adım adım yerine getirileceğini söyledi. Buna ters düşecek sıkıştırmalardan da kaçınmaya çağırıyor. DEM'le Kandil'e uyarı gibi sanki.
Sürecin uzamasında Bahçeli'nin artık eskisi kadar sakınca görmediği anlaşılmıyor mu?
Benzer bir işaret daha önce Öcalan'dan da gelmişti. "Öcalan’ın bir gözü statüsünün ne olacağındaysa diğeri İran’da mı" diye sormuştum.
ABD ile İsrail'in İran'a saldırısının başlarıydı. İmralı'ya yeni giden Ömer Öcalan, görüşmede ne konuştuklarını anlatmıştı.
İki şey........
