FETÖ’cü yargıçlar başarılı olsaydı
AK Parti iktidarının yaşadığı bir 17 – 25 Aralık sarsıntısı var. “Yargı darbesi girişimi” olarak nitelenebilecek bu olay, Yargı üzerinden yapılan her operasyonun gerçekte “Yargı işi” olmadığının, en azından iktidar cenahınca kabul edilmesi gereken bir örneğidir.
Öyle ki iktidar, var gücü ile bu operasyonu püskürtmek için seferber olmuş, mücadele, 15 Temmuz sonrasında “Paralel yapı” diye nitelenen “FETÖ” mensuplarının Emniyet ve Yargı’dan tasfiyesi ile sonuçlanmıştır.
Hikâye uzundur. Bu sütunlara sığmaz. Wikipedi’de geniş geniş anlatılıyor. Şöyle de bir şablon sunulmuş Wikipedi’de, ona bakalım:
“17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu
Tarih: 17-25 Aralık 2013
Konum: Ankara, İstanbul
Neden: Rüşvet, Yolsuzluk, KaraPara Aklama, İhaleye Fesat Karıştırma, Evrakta Sahtecilik
(Ak Parti – Gülen Hareketi çatışması, iddia)
Düzenleyen: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı
Sonuç: Operasyonu düzenleyen 5 şube müdürü ve savcılar görevden alındı.
Tahmini 6 bin emniyet mensubunun görev yeri değiştirildi.
HSYK’nın yapısında değişikliğe gidildi.
Paralel Yapı iddiasıyla kişilerin tespiti için Yargıda Birlik Derneği kuruldu.
Sorgu yargıcı: Celal Kara, Zekeriya Öz, Muammer Akkaş, Mehmet Yüzgeç.
Şüpheli: Barış Güler, Salih Kaan Çağlayan, Abdullah Oğuz Bayraktar, Mustafa Demir, Süleyman Aslan, Ali Ağaoğlu, Rıza Sarraf, Binali Yıldırım, Bilal Erdoğan, Yasin el Kadı, Latif Topbaş.
Sanık: 17 Aralık soruşturması 53
25 Aralık soruşturması........
