menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yüz altı yıl sonra Sevr’i kendimiz konuşturuyoruz

22 0
yesterday

Yeni sürecin iyilik getirmeyeceği basit bir şüphe veya kuruntu değildir. Baştan beri itiraz sebepleri ve gerekçelerini anlatanlara kulak vermek gerektiğine dikkat çekiyoruz. Komisyon, raporu ve arkasından gelen gizli saklı isli puslu kanun konuşuluyor. Yangından mal kaçırır gibi davranılıyor. Şeffaflık yok. Kamuoyu olanı biteni bilmiyor.

Sokak tepkilerinin cılız görünmesine bakarak yapılan yorumlar aldatıcıdır. Sessiz çoğunluk ezici oranda bu sürece güvenmiyor.

Tepkileri ölçerek gidilmesi biraz da bundan. İktidar cenahı yoğurdu üfleyerek yemeye çalışıyor. Başına gelmedik kalmayan ve Dem diliyle konuşmaktan vazgeçmeyen Özgür Özel’in partisinden bile geride duruyorlar. Doğrudan topa girmiyorlar. Önde hep başkaları var.

SEVR’İN İMZALANDIĞI GÜNDE

“Çerçeve Kanunun Sevr’in imzalandığı gün Meclis’ten geçirilmesi kabul edilemez” diyenleri anlamak gerek. Bu tercihin açık bir niyet beyanı olarak anlaşılması kaçınılmazdır. Kör göze mertektir. İngiliz, Fransız veya Yunan Meclisi’nden böyle bir sembol tarihte, böyle bir kanun çıkarılsa ne düşüneceğimiz bellidir. Kıyameti koparanlar olur. Devletlerarası saygısızlık ve pervasızlık örneği görülür. Kendi Meclisimizde böyle bir tarihleme daha fazlasını düşündürür diyenlere hiçbir şekilde itiraz kolay olmaz. Meselenin bu tarafını atlayamayız.

Sevr’e dikkat çekenler, doğru düşünülmüş stratejik bir hamle olmadığını düşünüyorlar. İlk bakışta görünen bu ve kafa karışıklığına rağmen bile isteye yapıldığı izlenimi kuvvetli. Böyle bakılırsa her şey planlı.

Nereye baksanız kafanız karışır. Tezatlar içindeyiz. Bodoslama girişilmiş bu işte belli ki herkesin bir hesabı var. “Ya tutmazsa?” hesabını yapan da var, “Ne olursa bize yarar” diyen de.

CUMHURİYET’E KARŞI DEĞİLİZ........

© Karar