menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÇÜRÜYEN İNSAN!

14 0
20.05.2026

“Makbul insan, kaliteli, nitelikli insan, erdemli insan, inanılır, güvenilir insan, doğru dürüst, namuslu, ahlaklı insan, güzel insan…” Bunların karşıtlarıyla da insanlar tanımlanabilir. Ancak ben salt “çürüyen” sıfatını kullanarak siyasetteki kimi olumsuzluk anlamlarını taşıyan insanları anlatmaya çalışacağım.

Siyaset öyle bir duruma getirildi ki, insan ve toplum hayatında girmediği yer kalmadı. Tabiri caiz ise, “siyasetin etki alanı genişledikçe, çıkarcılar kutsalların ipini kemirerek” siyasetin içine daldı. Siyasette “kalite, nitelik” artacağı yerde, siyaset ayağa düştü. Çok yakından tanıdığımız kimi siyasetçilerden görüyoruz: “Okullardan, kopyalarla, ikmallerle, himmetlerle mezun oldular, devlette ve özel sektörde iş bulamadılar, yani hayatta başarılı olamadılar” ama siyaseten başardılar ve partiler arasında liderlerin piyonu olarak fink atıyorlar.

Önce küçük küçük parti yönetimlerinde, belediye encümenlerinde görev almaya başladılar. / Doğru, dürüst, sözünün eri, verdiği sözden dönmeyenleri tenzih ediyorum. Bir paket sığaraya, bir yemeğe, bir kadeh içkiye, inanmadığı partiye üye oldular, parti değiştirdiler, halktan aldıkları oyları korumadılar ve seçmenden aldıkları oyları, seçmenin istemediği partiye utanmadan taşıdılar.

Halk inanmış, güvenmiş, sevmiş, takdir etmiş, “benim partimden” demiş, oy vermiş, meclis üyesi yapmış, belediye başkanlığıyla onurlandırmış, kendini temsil etsin diye milletvekili yapmış, TBMM’ne göndermiş. Verebileceği en yüce makama getirip oturtmuş. Meclis üyesi, belediye başkanı, milletvekili ne yapmış? Kendisine güvenenlerin güvenlerini boşa çıkarmış, çıkarları için halkı bir kenara iterek başka bir partiye geçmiş. Neden mi? Çünkü birtakım “yaramazlıklar yapmış”, yandaşına sahip çıkan ve........

© Karadeniz'de sonnokta