SAVAŞ UZARSA!
2026 yılının nisan ayındayız ve ne yazık ki Orta Doğu, tarihin en karanlık dönemlerlnden birinden geçiyor. 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, bugün sadece bir sınır çatışması değil, küresel bir "bilek güreşi"ne dönüşmüş durumda.
Peki, bu ateş çemberinin tam ortasında, "Ben bu kavgada taraf değilim" diyen Türkiye’yi neler bekliyor? Savaş uzarsa, "kenarda durmak" bizi ne kadar korur?
Savaş demek, ticaretin "şahdamarı" olan yolların tıkanması demektir. Bugün Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği durmuş vaziyette. Bu ne demek? Dünyanın petrol ve gaz akışının beşte biri kesildi demek.
Mazotun litresi şimdiden 70 lirayı aşmış durumda. Çiftçinin traktörü, nakliyecinin kamyonu bu fiyata çalışınca, domatesin de ekmeğin de fiyatı durdurulamaz. Savaş uzarsa, 2026 yılı sonunda olarak hedeflenen enflasyonun sadece bir hayal olduğunu göreceğiz.
Para ürkektir, gürültüyü sevmez. Yanı başında bombalar patlarken yabancı yatırımcı parasını alır, "güvenli liman" dediği ülkesine döner. Bu da doların ve Euro’nun üzerindeki baskıyı artırır. Biz ne kadar "tarafsızız" desek de, cüzdanımız bu savaşın tam ortasındadır.
Türkiye şu an askeri olarak........
