SİYASETİN TARİHSEL KAVŞAĞI
Ekrem İmamoğlu’nun "Ya birlikte kazanacağız ya ayrı ayrı kaybedeceğiz" sözü, yaklaşan seçimlerin matematiğine ve Türkiye’nin demokratik geleceğine dair çok derin ve sancılı bir gerçeği işaret ediyor. Siyasetin kutuplaşma ikliminde "yol yoksa yol açmak" vizyonu, artık bir seçim stratejisi ile birlikte toplumsal bir varlık-yokluk sorunu haline gelmiş durumda. Bu çağrı, herkesin kendi ideolojik fanusuna çekildiği bir dönemde, farklı renkleri hukuk ve demokrasi çatısı altında yan yana getirme çabasıdır.
Bu noktada siyasi partilerin konumu, hem oy oranlarıyla hem de tarihsel sorumluluk bilinciyle şekillenmek zorundadır. İYİ Parti, merkezin demokratik değerlerini temsil etme misyonuyla, hukukun üstünlüğü ilkesinde ısrarcı bir konumda durmalıdır. Kendi kimliğini muhafaza ederken, devletin kurumsal yapısının onarılması için gerekli olan "ortak akıl" zeminine katkı sunması, seçmeninin ona yüklediği en büyük görevdir. Zafer Partisi ise, Türkiye’nin beka ve güvenlik sorunlarına dair kendine özgü hassasiyetlerini koruyarak, seçim güvenliği ve hukuk devleti gibi "milli bir ortak payda" üzerinde uzlaşmacı bir duruş sergilemelidir; çünkü........
