menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HÂKİMİN KEYFİ ZAMANI, SANIGIN ANAYASAL HAKKI OLAMAZ

18 0
31.08.2026

Savunma hakkı hâkimin lütfu olarak değerlendirilemez! İBB davasının ikinci oturumunun ilk duruşmasında Ekrem İmamoğlu'nun savunma yapmak istemesine karşılık mahkeme başkanının, “Ben uygun gördüğüm bir zamanda savunma hakkı vereceğim” anlamına gelen yaklaşımı, Türkiye'de yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı kadar, savunma hakkının sınırlarını da yeniden tartışmaya açmıştır. Burada asıl sorulması gereken soru son derece basittir: Sanığın savunma hakkının kullanılacağı zamana kim karar verir? Hukuk mu, hâkim mi?

Elbette duruşmanın düzenini sağlamak, söz sırasını belirlemek ve yargılamayı yönetmek mahkemenin görevidir. Ancak mahkemenin duruşmayı yönetme yetkisi ile sanığın anayasal savunma hakkını istediği anda ve gerekçesiz biçimde erteleme yetkisi aynı şey değildir.

Anayasa'nın 36. maddesi açıktır: Herkes, yargı mercileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Anayasa Mahkemesi de bu hükmü yalnızca kâğıt üzerinde bir hak olarak görmemekte; taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde dile getirebilecekleri gerçek ve etkili bir fırsat verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. O halde savunma hakkı, hâkimin kişisel takdirine bırakılmış bir “izin” olamaz. Savunma hakkı, sanığın hakkıdır; asla hâkimin lütfu değildir.

Bir hâkim elbette yargılamayı yönetir. Duruşmanın düzenini sağlar. Söz sırasını belirler. Gereksiz tekrarları önler. Yargılamanın makul sürede sonuçlanmasını gözetir. Fakat bütün bunların ortak bir sınırı vardır: Savunma hakkının özüne dokunmamak. Çünkü yargılama yalnızca mahkemenin konuştuğu, savcının konuştuğu ve sanığın kendisine sıra gelmesini beklediği bir süreçten ibaret olarak kabul edilemez. Ceza yargılamasının temelinde iddia, savunma ve hüküm vardır. Savunmayı etkisizleştiren bir yargılama, biçimsel olarak mahkeme salonunda yürütülse bile maddi anlamda adil yargılama görüntüsü veremez.

Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi, herkesin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil ve kamuya açık biçimde yargılanmasını güvence altına alıyor. Aynı maddenin üçüncü fıkrası ise sanığa kendisini savunması için gerekli zaman ve kolaylıkların sağlanmasını ve bizzat veya müdafii aracılığıyla savunma yapabilmesini güvence altına alıyor.

Buradaki temel kavram “etkili savunma”dır. Savunma hakkı vardır........

© Karadeniz'de sonnokta