İZ 20260220 Ayırabilirsen Ayır …
Türkiye’de halkımızı bölmek için birçok girişimlerde bulunuldu. Din, mezhep, ideoloji, yerleşim grupları, etnik kökenliler, okumuş, okumamış, çiftçi, köylü, işçi, patron arasında bir matriks yaparsak yüzlerce seçenek ortaya çıkar.
Örneğin bir tarikatın başına getirilen birisi daha sonra bir başka tarikatın başına geçirilebiliyor. Birisine bir bakış açısı veriliyor, diğerine bir başka bakış açısı. Ancak hepsinin temelinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” görüşünü yok ederek tarikat şeyhine dolayısı ile onu yetiştiren İngiliz veya Fransız devletine biat ederek köle olmaktır.
Ajan yetiştirmenin en pratik yolu okul açmaktır. Fetöcülerin birçok ülkede “İslam temelli” görünümlü okul açarak o ülkedeki üst düzey siyasetçi ve bürokratların çocuklarını eğitirken CİA ajanlığının altyapısını oluşturmaları açığa çıktı. Birçok ülkede okullar kapatıldı, bir kısmı Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığının bir kısmı da o ülkenin denetimine girdi.
Kanuni Sultan Süleyman Fransa Kralı 2. Françoise ile iyi ilişkiler kurmuştu. 1535’te Fransızlara kapitülasyonlar (imtiyaz) verdi. Bunların arasında okul açmak da vardı. Ancak ilk okul Fransa’dan gelen Cizvitlerce 1583’te Galata'daki Saint Benoît Kilisesi'de açıldı.........
