menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gönlümün Güvercini

11 1
24.11.2025

KÜÇÜKTÜK…

Gönlün güvercininin ne olduğunu elbette o tıfıl zamanlarımızda bilmezdik, bilemezdik. İnsanın çarpan bir kalbinin olduğunu ve sevdiğini her daim orada misafir edip besleyerek büyüttüğünden haberdar değildik.

Dolayısıyla bir kalpten diğerine titreşimler halinde gidip her iki tarafı da ihtizaza getiren aşk elektriklenmesinden yani güvercinin aşk habercisi olduğundan haberdar değildik.

Kimse de anlatmamıştı zaten.

NE vakit okullu olduk ve din dersi okumaya başladık, Fahr-i Kâinat Efendimizi hicreti sırasında girdiği mağarada güvercinlerin sakladığını öğrendik, işte o zaman onların aşk ehli olduğunu belledik.

O gün bugündür güvercinlere başka türlü bakarız ve bir başka severiz.

Gördüğümüzde salavat eşliğinde muhabbetimiz kabarır ve onlara hep hürmetkâr davranırız. Önüne çömelir, yemler ve gözlerinde kendimizi görmeye çalışırız.

KUŞBAZ değildik…

Güvercin besleyenlere böyle denildiğini de bilmezdik. Ama ilgisiz de kalmazdık. Halamın oğlu Hayri abi ahırlarında güvercin beslerdi. Onlara çok ihtimam gösterirdi. Ben de ondan görerek heves etmiştim. Babamdan iki lokum kasası temin ettirerek ahırımızın o kocaman iki direğine onları çaktırıp yuva yapmış ve beslemeye başlamıştım. Atlarımızı kardeşlerimle tımar ederken onlarla da ilgilenmek o çocukluk çağımızda en doyulmaz zevklerimizden biri olmuştu.

NUH Nebi’nin güvercin beslediğinden bahsedilir. Evcilleşmesinin oraya dayandırıldığını konuyla ilgilenenler........

© İstiklal