ECK’da Cağ Lezzeti
Bazı sofralar bir kültürü, bir aileyi ve bir şehrin ruhunu yansıtır. O sofraya oturduğunuzda tabağınıza gelen yemek, yılların emeğini, ustalığını ve geleneklerini taşır. İşte İstanbul Vatan caddesi üzerinde bulunan ECK Cağ Kebabı da böylesine özel bir hikâyeyi yaşatan ender adreslerden biri.
Erzurum yöresine ait et kebabın takıldığı şişe “Cağ” denir. Bundan dolayı da “Cağ Kebabı” ismini alır. Erzurum'un yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa taşınan zengin mutfak mirasının en nadide lezzetlerinden Cağ Kebabı, yüksek yaylalarda doğal ortamda yetişen kuzuların özenle seçilen eti ile odun ateşinin sabırla işlediği kıvamın buluşmasıyla eşsiz bir lezzete dönüşür. Bu tat, zaman içinde Anadolu'nun sınırlarını aşarak Türkiye gastronomisinin önemli yemeklerinden biri hâline gelir. Bugün bu mirasın İstanbul'daki güçlü temsilcilerinden biri ise Fatih Vatan Caddesinde faaliyet gösteren “ECK Cağ Kebabı” restoranı.
ECK ve Abdullah Çolak
ECK ismi, "Erzurum Cağ Kebabı" sözünün baş harflerinden oluşuyor. Bu isim, bir marka olmanın ötesinde, 1960 yılında Erzurum Cumhuriyet Caddesi'nde başlayan köklü bir aile yolculuğunu temsil eder. Abdullah Çolak'ın babası ve amcaları tarafından yakılan ilk ocak, yıllar boyunca hiç sönmeden bugünlere ulaşmış. Aradan geçen altmış yılı aşkın sürede kuşaklar değişti, şehirler değişti, alışkanlıklar değişti; değişmeyen tek şey, aynı ateşin başındaki ustalık anlayışı.
Bugün bu emaneti ikinci kuşak temsilcisi Abdullah Çolak taşıyor. Çekirdekten yetişmiş bir usta olarak mutfağın her ayrıntısını bilen Çolak, gerektiğinde ocağın başına geçiyor, cağ kebabını büyük bir ustalıkla kesiyor ve misafirlerini karşılıyor. Onun yaklaşımında işletmecilik, masa başından yönetilen bir görev değil; ateşin başında sürdürülen bir sorumluluk.
İşletmenin sıcaklığı daha kapıdan girildiği anda hissediliyor.
Çünkü........
