menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TÜRKİYE MEDYASINDA YENİ BİR TOPLUMSAL SÖZLEŞME MÜMKÜN MÜ?

10 0
17.06.2026

Eleştiriden Çözüme: Medya Emekçileri, Kurumlar ve Geleceğin Gazeteciliği

Son yıllarda medya üzerine yapılan tartışmaların büyük bölümü siyaset ekseninde yürütülüyor. Oysa meselenin özü bundan çok daha derin. Türkiye'de medya sektörünün karşı karşıya olduğu sorunlar yalnızca yayın politikalarıyla açıklanamaz. Karşımızda aynı zamanda bir meslekleşme, kurumsallaşma ve sosyal güvence sorunu bulunuyor.

Bugün Avrupa'nın birçok ülkesinde yerel medya, ulusal medya ekosisteminin temel taşı olarak kabul ediliyor. Almanya'da yerel gazeteler ve bölgesel yayın kuruluşları yalnızca haber üretmiyor; aynı zamanda yerel demokrasinin denetim mekanizması olarak çalışıyor. Hollanda ve İskandinav ülkelerinde medya çalışanlarının özlük hakları güçlü toplu sözleşmelerle korunuyor. Fransa'da gazetecilik yalnızca bir iş değil, belirli mesleki standartlar ve haklarla desteklenen kurumsal bir yapı olarak görülüyor.

Türkiye'de ise medya çalışanları çoğu zaman mesleki kimliklerinden önce çalıştıkları kurumlarla tanımlanıyor. Bu durum yalnızca bireysel kariyerleri değil, mesleğin ortak kültürünü de zedeliyor.

Oysa bir kameramanın siyasi görüşünden önce çektiği görüntü konuşulmalıdır.

Bir editörün çalıştığı kurumdan önce hazırladığı içerik değerlendirilmelidir.

Bir yönetmenin hangi kanalda görev yaptığı değil, ortaya koyduğu yayıncılık başarısı dikkate alınmalıdır.

Bugün sektörün en önemli sorunlarından biri, mesleki aidiyetin kurumsal ve siyasi aidiyetlerin gerisinde kalmış olmasıdır.

Bunun sonucu olarak medya çalışanları ortak haklar etrafında birleşememekte, sendikal örgütlenme zayıf kalmakta........

© İstiklal