menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşlarda Kadınlar Uluslararası Hukukun Neresindeler?

7 8
30.01.2026

Savaş mağduru Müslüman kadınlar niçin bu hukukun dışındalar ?

Rim Ayshem Amal Hevîn Samira Mahin Thandar …

Bunlar birer isim, kadın isimleri. Lâkin milliyetlerini ya da ülkelerini yazdığımızda durum daha anlaşılır hale gelebilir. Gazzeli, Doğu Türkistanlı, Sudanlı, Suriyeli kürt, İranlı ve Myanmarlı…

Bakmayın böyle sıralandıklarına; bu kadınların hiçbiri herhangi bir ülkenin dünya güzellik yarışmasına yolladığı temsilcileri değildi. Onlar evlattı, kardeşti, eşti ve en önemlisi anneydi. -di’li geçmiş oldular çünkü savaşlarda katledildiler.

Tarih okumalarında en baştan itibaren savaş literatüründe, mağlup olmuş orduların, kan revan içindeki meydanların kadim savaş ganimetlerinin kadınlar olduğunu görüyoruz. Hangi millet olursa olsun, din dil mezhep ve etnik köken farketmeksizin her savaşın sonunda mağlup tarafın en mağdur olanları her zaman kadınlardır.

Milletlerin devletleşmesi, çağların değişmesi, toplumların ve savunma sektörlerinin teknolojik anlamda gelişmesi… Bunların hiçbiri mevzu savaş, göç, katliam, kan ve gözyaşı olduğunda alevden topun kadınların kucağına atılmasını engelleyemiyor.

Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine uyguladığı asimilasyon politikasının, soykırımının ana hedefi ve aracı ne yazık ki kadınlar. Sistematik işkenceler ve tecavüzler akıl almaz boyutlarda. Ayshem sembolik binlerce kadından sadece biri.

Gazzeli kadınların eşleri, babaları, kardeşleri, çocukları ve henüz kucaklarına bile alamadıkları bebekleri terör devleti İsrail tarafından katlediliyor. Bırakınız insani ihtiyaçlarına ulaşmayı, artık bebekleri ve çocukları açlıktan ve bez çadırlarda soğuktan donarak hayatına kaybediyor. Aynı saldırıda dört evladını birden kaybeden Rim de bu kadınlardan sadece biri. Ağlamaktan gözlerini kaybetti.

Sudanlı kadınlara değinmeden geçemedim. Yıllardır süregelen bir iç savaşın kan düğümü ne yazık ki orada da kadınlar! 2025’te Sudan’daki savaş kadınlar için sadece savaşın doğrudan fiziksel tehlikesi anlamına gelmedi, aynı zamanda; cinsel şiddet savaşın bir taktiği olarak kullanıldı. Temel sağlık ve doğum hizmetleri çöktü. Yerinden edilme ve ekonomik belirsizlik nedeniyle psikolojik travma, damgalanma ve stigmatizasyon (her alanda negatif etiketlenme) oldukça yaygınlaştı. Amal, sistematik tecavüz ve işkencenin ardından katledilmiş dört çocuk annesiydi ve yine binlerce örnekten sadece bir kadın …

Myanmarlı Thandar’ın trajik öyküsü de savaştaki kadın zincirinin yine küçük bir halkası. Myanmar’da kadınlar özellikle çatışma ve baskı dönemlerinde sistematik olarak hedef alındı. Toplu ve sistematik tecavüzler bilinçli bir sindirme politikasıydı ve bu tecavüzler BM raporlarına: “ tecavüz savaş silahı olarak kullanıldı.” olarak yazıldı. Uzun süren askeri baskı, soykırım ve katliamlar. Rohinga Katliamları ( 2016- 2018) , 2021 Askeri darbesi, Sivil Katliamlar… Kadınlara uygulanan şiddet ve tecavüzler, köylerin yakılması ve sivil halkın uğradığı katliamlar günümüzde halen devam etmekte.

Hevîn Samira ve Mahin… İran’da ve Suriye’de........

© İstiklal