menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Deprem Şehitleri: Sıddık Şirikçi İle Eşi Ve Kızı

5 0
06.02.2026

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Büyük Depreminden 6 gün sonra sosyal medyada şöyle bir seslenmişim: Kahramanmaraş Depreminde öyle sıddık, öyle sadık, öyle şefkat dolu dostlarımı ve arkadaşlarımı kaybettim ki hangisini burada duyuracağımı inanın bilemiyorum.

Kahramanmaraş Eğitim Camiasının güleryüzü, sadık dost, Milli Eğitim Şube Müdürü, İl Müdür Yardımcısı ve Öğretmen Sıttık Şirikçi de ruhlarda hoş bir sâda, hafızalardan silinmeyecek gülümseyen bir sima bıraktı da gitti.
Mekanın cennet, ruhun şad olsun Sıttık'ım.

Bu seslenişim, çocukluk arkadaşım, güleryüzlü kardeşim Sıttık Şirikçi içindi. Elbette yalnız onun için değildi. O sarsıcı, yıkıcı, müthiş depremde Sıttık Kardeşimin eşi Arzu Şirikçi ve kızı Elif Şirikçi de deprem şehidi oldu. Hatta Arzu Hanım’ın cansız bedeni bir müddet bulunamadı. Ancak depremden 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra 2024 yılının Nisan ayında bulundu. Sanırım depremin ilk günlerinde, o telaş ve o yoğunluk arasında cenazeler karıştırılıp başka bir yerde defnedilmiş, ancak o yanlışlık sonradan anlaşılmıştı. Sıttık Bey ile Arzu Hanım’ın yakınlarının Arzu Hanım’ın cansız bedenine ulaşılmasından sonraki huzuruna şahit olmuştum. Gerçekten bu depremde insanların hâlâ bir kısmında depremde yitirdikleri canların acısı yanında, cansız bedenlerine ulaşılamaması da ayrı ve büyük acı meydana getirmiştir.

Ah 6 Şubat ah! Ah 6 Şubat 2023 ah! Ah 6 Şubat 2023 Depremi ah! Yüreklerimizi yaktın da geçtin. Belki de geçmedin. Yüreklerimizde durup kaldın. Seni unutmak ne mümkün!

Maalesef, bundan tam 3 yıl önce 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş Merkezli depremde, 53 bin 537 canımızı yitirdik, 107 bin 213 vatandaşımız da yaralandı. Acımız o günden sonra hiç dinmedi. “Hayat devam ediyor” diye herkes işine-gücüne döndü, evine-yurduna sığındı, ancak, yüreğimizin bir yeri hep harap ve yıkık kaldı. Belki yıkılan evler tekrar yapıldı, belki çöken binalar tekrar inşa edildi, belki köprüler-yollar tekrar kuruldu, ancak yüreklerdeki o derin boşluk asla kapatılamadı, kapatılamaz da zaten. Annem Rahmetli derdi ki, “Allah (cc), bela ve musibet vermesin. Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi.” Evet, gerçekten de doğru bir tespit bu. Vallahi, insan acılara katlanıyor, altında ezilse de. Böyle bir özellikle yaratıldık biz. İnsanoğlu mecburen dayanıyor........

© İstiklal