Yeni Fırsatlar, Yeni Yatırımcılar
Körfezde yatırımı olan şirketler, İran-Abd israil savaşı sonrası tedirgin. Bölgeyi terk etmeye başlayan sermaye sahipleri yaptırımlarını nereye taşıyacak?
Elbette güvenin ve hukukun hakim olduğu yere...
Son dönemde özellikle Dubai başta olmak üzere Körfez ülkelerinden sermaye hareketlerinde dikkat çekici bir yön değişimi yaşanıyor. Uzun yıllar boyunca vergi avantajları, serbest piyasa kolaylıkları ve küresel finans merkezleriyle kurduğu güçlü bağlar sayesinde yatırımcıların gözdesi olan bu coğrafya, artık aynı ölçüde “güvenli liman” olarak görülmüyor. Bu durum, kaçınılmaz bir soruyu beraberinde getiriyor: Bu sermaye nereye gidecek?
Cevap aslında oldukça net: Sermaye, kendini güvende hissedeceği yerlere gider. Hukukun üstünlüğünün tartışılmadığı, kurumların bağımsız çalıştığı, kuralların kişilere göre değişmediği ülkelere…
Çünkü büyük sermaye için kâr kadar önemli olan bir diğer unsur öngörülebilirliktir. Yatırımcı, yarın neyle karşılaşacağını bilmek ister; ani kararlarla değişen yönetmelikler, keyfi uygulamalar ya da siyasi dalgalanmalar, en cazip teşvikleri bile anlamsız kılar.
Bu noktada Türkiye aslında büyük bir potansiyele sahip. Coğrafi konumu, genç nüfusu, üretim kapasitesi ve bölgesel etkisiyle yatırım açısından önemli avantajlar barındırıyor. Ancak bu avantajların gerçek bir çekim gücüne dönüşebilmesi için temel bir eksikliğin giderilmesi gerekiyor:
Bugün Türkiye’ye gelen yabancı sermayenin önemli bir kısmı, uzun vadeli........
