İran'da İnanç, Direniş ve Dengenin Zaferi
Tarih, yalnızca güçlülerin kazandığı savaşların değil; imkânsız görünenin inançla mümkün kılındığı anların da kaydını tutar. Bazen sayılar konuşur, bazen de sayıları susturan irade…
Son günlerde yaşanan gelişmeler, bize bir gerçeği yeniden hatırlattı: Güç, yalnızca bütçelerle, silah sistemleriyle ya da teknolojik üstünlükle ölçülmez. İnanç, birlik ve bir milletin kendi varlığına sahip çıkma kararlılığı, kimi zaman devasa farkları anlamını yitiren detaylara dönüştürebilir.
“Koşulsuz teslim”, "Yönetim değişecek ","taş devrine çevireceğiz", "Onlar insan değil ki !" "kıyameti yaşayacaklar" Bu söylemler dünyanın sözde ekonomik ve siyasetin dev ülkesi Amerikanın liderinin sözleri. 165 küçük çocuğun okuduğu ilkokulun bombalanmasıyla ve dini liderin evinde ailesiyle katledilmesiyle başlayan kirli bir sürecin, karşılıklı müzakereye evrilmesi, uluslararası siyasetin ne kadar hızlı değişebildiğini gösterdi.
İran zor'u başarıp, Trump ve Netenyahu'nun oyununu bozdu.
"Zor Oyunu Bozar" sözünün ne anlama geldiğini bir göz atalım:
Güç haklıdır, güçlü olan kazanır:Kuralların veya taktiklerin, kaba kuvvet karşısında çaresiz kalacağını ifade eder.
Kural Tanımamazlık: Çok güçlü olan tarafın, kurallara uymak zorunda hissetmediği durumlarda işi kendi lehine çevirmek için her yolu mübah görmesi durumunda rakibin de kendi stratejilerini buna uygun........
