Bizans Papazları: Mezhepçiler
Sosyolojik çözülme, kurumsal çöküş, düşüncenin devletleştirilmesi, kurtarıcılık yanılgısı yaşadığımız coğrafyada farklı bir medeniyetin tecrübesinde de gözlemlediğimiz sapmalardır. Tarihteki benzer sapmalar benzer sonuçları doğurmaktadır. Bir yanıyla benzerlikler gördüğümüz tarihsel olgular tedbir almak için birer fırsata dönüşebilir. Yukarda bahsini geçirdiğim sapmaları Bizans'ın örnekliği üzerinden ele almaya çalışacağım. Bu sapmaları, şahıslar üzerinden değil ait oldukları zihniyeti merkeze alarak tartışmak yerinde olacaktır.
a. Gerçeklikten Kopuş: Sosyolojik Çözülme ve Kurumsal Çöküş
Osmanlı ordusu Bizans surlarına dayandığında papazların meleklerin cinsiyetini tartışması Bizans'ın içerden yaşadığı çöküşü anlatan temel bir olgudur. Öyle ki Bizans'ın kurumsal yapısında önemli yer tutan ve dini temsiliyet makamı olan kilise karşı karşıya olduğu krize yönelik gerekli farkındalığı üretmek yerine gerçeklikten uzak bir başlığı tartışma yolunu tutmuştur. İçersinde bulunulan krize yönelik çözüm üretme yoluna girişilmemiştir. Bu durum Bizans'ın yaşamış olduğu kurumsal çöküşü ve sosyolojik çözülmeyi temsil etmektedir. İçinden geçtiğimiz şu günlerde İslam coğrafyasının dört bir yanında sıcak çatışma varken meleklerin cinsiyetini tartışmak kadar anlamsız olan mezhep tartışmaları benzer kopuşları temsil etmektedir. Bu kopuşa engel olacak önemli bir örnekliği Hz. Peygamber "Dırar Mescidi" hadisesinde ortaya koymuştur. Müslümanlar zulme ve küfre karşı mücadele hazırlığı içersindeyken başka bir gündemi ve çabayı öne çıkartanların inşa ettiği mescid, peygamberin (sav) emriyle yıkılmıştır. Bu ve benzeri hadiselerden mülhem, gerek bireysel gerek toplumsal konularda odağı doğru yerde tutma zorunluluğu, İslam tarihinde "anın vacibi"........
