menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tehlike, Savaşarak Büyür mü, Küçülür mü?

5 0
31.08.2026

Savaşı kimse istemez. Biz de ülkemizin herhangi bir savaşa girmesi taraftarı değiliz. Ancak zulmen ve haksız yere saldırıya uğradığımız halde buna suskun kalmak bu ayeti kerimeye muhalif değil mi? “Saldırıya uğrayanlara zulme mâruz kaldıkları için savaş izni verildi. Allah onları muzaffer kılmaya elbette kādirdir.”(Hac 39) Biz uğradığımız saldırıya karşılık misillemede bulunduğumuzda ‘bu bir savaşa sebebiyet verir’ korku ve kaygısı karşı tarafı da daha da cesaretlendirmez mi? Oysaki Rabbimiz “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele! (Bakara 155) buyuruyor. Bu sınavdan kaçış mümkün mü?! Atalarımız ne güzel söylemişler: “korkunun ecele faydası yok”.

Savaşsak da savaşmasak da zalimlerin ekonomik yaptırımlarına maruz kalmıyor muyuz? Hangi komşumuzla ne kadar ticaret yapacağımıza dahi onlar karar vermiyorlar mı? Üretimimize ve tüketimimize müdahale edilmiyor mu? Savunma silahlarımızı bile nereden alacağımıza onlar karar vermiyor mu?!

 Müminler eğer Allah’ın yardımını almak istiyorlarsa O’nun dinine yardım etmek, Onun düşmanlarıyla ve kendi düşmanları ile savaşmak zorundadırlar. Bunu yaptıkları takdirde ancak Allah’ın yardımına mazhar olurlar. Açlığa, mal ve canlardaki eksilmeye rağmen sabrederlerse zaferle müjdelenirler.

 Allah’ın ve Müminlerin düşmanı olan lanetli kavim işgalci rejim........

© İslami Analiz