menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ahiretteki En Büyük Sürpriz Nedir?

24 0
02.06.2026

Dede; küçüklüğünden beri içinde yetiştiği cemaatin yılmaz, yorulmaz bendesiydi.

Bütün ara süzgeçleri ve mekanizmaları yok etmiş direkt ana bilgisayara bağlı, sadece ve sadece cemaatin şuursuz, sualsiz emirber bir neferi olarak hayat sürüyordu.

Cemaatten gelen talimatlar söz konusu olduğunda;

Eşi, çocukları ve yakın çevresi dâhil hiç kimseyi gözü görmüyordu.

Vakit ve emek harcanması hususunda daima ilk sırada cemaatten gelen direktifler birinci sıradaydı.

Torun babasından duydukları ile dedesinin yaptıklarını karşılaştırıyordu.

Babası vakit ve emek harcanması konusundaki öncelikleri şöyle sıralıyordu:

Birinci önceliğimiz aşkın varlığımız Rabbimizin emirleri,

İkinci önceliğimiz içkin varlığımız eşimizin talepleri,

Üçüncü önceliğimiz taşkın varlıklarımız çocuklarımızın istekleri,

Dördüncü önceliğimiz taştığımız varlıklar anne-babamızın ihtiyaçları.

Torunun babasına göre; cemaatten gelen talepler, kariyer çalışmaları, siyasi hareketler, vakıf çalışmaları hatta davanın gerektirdiği işler hep bu sıralamanın beşincisinden itibaren yer alabilirdi.

Yine torunun babasına göre cemaatin taleplerini aşırı önemseyen ve rıza-i ilahinin tek yolunun cemaate hizmet olduğuna inananlar bazı cemaatlerde olduğu üzere “vakıf” olmalılar, evlenmemeliler dolaysıyla; içkin varlık ve taşkın varlığı aradan çıkarmalılardı.

Ama taştığı varlıklar anne-babanın ihtiyaçları vakıflar için de cemaatin taleplerinin üzerinde olmalıydı.

Babasının söylemlerini dedesinin davranışlarıyla tartan torun bir gün dedesine döndü ve belki faydası olur düşüncesiyle şu cümleyi kurdu:

“Dede dikkat et! Sen ahirette büyük bir sürprizle........

© İnsaniyet