Mary Dejevsky İran, Venezuela olmaya doğru mu gidiyor?
"Şu anda İran'a doğru ilerleyen güzel bir armada daha var…" ABD Başkanı, bunu Ortabatı eyaleti Iowa'daki bir mitingde dinleyicilere ve her zamanki sosyal medya megafonları aracılığıyla tüm dünyaya duyurdu.
Bu tür gelişmeleri takip edenler, ABD'nin büyük ölçüde deniz kuvvetlerinden oluşan devasa askeri varlığını bölgeye sevk ettiğini gösteren haritalar hazırladı. Verilmek istenen mesaj şuydu: Ey Ayetullahlar, ABD'nin topyekun askeri saldırısı ve iktidarınızın muhtemel sonuna hazırlanın.
Bunun üzerine İran Dışişleri Bakanı sert ve aynı tonda bir yanıt vererek ülkenin silahlı kuvvetlerinin "parmakları tetikte" hazır beklediğini söyledi. Bölge genelinde ve ABD'nin Avrupalı müttefikleri arasında yaklaşan bir ABD-İran savaşı ihtimaline dair alarm zilleri de çalmaya başladı.
Böylesine çarpıcı ve istikrarı bozma potansiyeline sahip bir sonuç ihtimal dışı da değil. Ancak Donald Trump, bunun nasıl önlenebileceğini de açıkça dile getirdi. İran liderlerinin bir an önce "masaya oturması" gerektiğini söyleyerek, "adil ve hakkaniyetli bir anlaşma müzakere edilmeli - NÜKLEER SİLAH YOK" ifadelerini kullandı.
Başka bir deyişle İran rejimi, halihazırda ciddi şekilde sınırlandırılmış bölgesel gücüne ağır kısıtlamalar getirilmesi pahasına şimdilik ayakta kalabilirdi.
Burada değinilebilecek birkaç nokta var, en bariz olandan başlayalım: İran'ın nükleer kapasitesinin geri kalanına ilişkin uluslararası denetimlere katılmaması en azından kısmen, hatta büyük ölçüde Trump'ın suçu. Nihayetinde ilk başkanlık döneminin ortasında, BM ve Avrupalıların çekincelerine rağmen ABD'yi İran nükleer anlaşması diye de bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (KOEP) çeken oydu. Bu çekilme, İran'daki son protestoların arkasındaki ekonomik hoşnutsuzluğun oluşmasında rol oynadığı varsayılabilecek yaptırımların yeniden uygulanmasını da beraberinde getirdi.
Trump ayrıca bir U dönüşü daha yapmakla da suçlanabilir. İran'daki protestocular acımasızca bastırılmadan önce onları "kurtarmayı" teklif eden Trump, şimdiyse İran'ı askeri bir tehdit olarak etkisiz hale getirmek için, kendine has tarzıyla, eylemcilerin devirmeye çalıştığı liderlere sesleniyor.
Peki hangisi doğru, diye sorabilirsiniz. Rejimi devirmekle tehdit etmek mi yoksa İran liderlerini desteklemek mi? Ve her halükarda bu, Trump'ın bir başka U dönüşü değil mi?
Bu bölüm, konuyla ilgili referans........
