menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dale Vince Britanya, Filistin'deki kolonyal mirasından sorumlu tutulmalı

71 0
19.05.2026

Şu anda Batı Şeria'daki Filistinliler, İsrail askeri hukuku altında yaşıyor. Resmi suçlama olmaksızın gözaltına alınabilir, yüzde 96'nın üzerinde mahkumiyet oranlarına sahip askeri mahkemelerde yargılanabilir ve işgalci gücü gerçek bir hukuki denetimden koruyan olağanüstü hal düzenlemelerine maruz bırakılabilirler.

İsrailli komşularıysa sivil hukuka tabi tutularak yaşıyor. İki toplum, iki hukuk sistemi, bir bölge... Bu, çoğu kişinin adil bulmayacağı bir düzenlemedir. Çoğu kişinin bilmediği ise bunu Britanya'nın tasarlamasıdır.

Filistin'deki 30 yıllık Britanya yönetimi boyunca, günümüzde hâlâ işleyen hukuki çerçeveyi yarattık: olağanüstü hal yetkileri, askeri mahkemeler, toplu cezalandırma, ikili hukuk sistemi. Bu sistemi biz inşa ettik. Ve 1948'de ayrılırken onu ortadan kaldırmadık. Bu sistem devralınıp sürdürüldü.

Tüm bunlar, önde gelen tarihçiler ve Kralın Avukatları (King's Counsel/KC) tarafından bir araya getirilen 400 sayfalık bir yasal dilekçede özenle detaylandırıldı. Kanıtların neredeyse tamamı Britanya'nın kendi arşivlerine dayanıyor. Bizim kayıtlarımızın anlattığı bu hikaye, mahkum edici nitelikte.

Britanya, Filistin'e Borçludur (Britain Owes Palestine) kampanyası, bu dilekçeyi 6 aydan uzun bir süre önce hükümete sundu. Hükümetten hâlâ bir yanıt gelmedi.

Dilekçede Britanya'nın 30 yıllık süre zarfında işlediği, uluslararası hukuka aykırı 7 eylem sıralanıyor. Bu süreç, Britanya’nın 1917'de yayımladığı Balfour Deklarasyonu'yla başlıyor: Yahudi ulusal yurdunun, o dönemde nüfusunun yüzde 90'ına yakını Müslüman ve Hıristiyan Araplardan oluşan topraklar üzerinde kurulmasını destekleme sözü, orada yaşayan halkın rızası alınmadan verilmişti. Bu söz, Britanya'nın bağımsızlıklarını desteklemek üzere Arap liderlerle........

© Independent Türkçe