menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Boğalarla tekelerin kanı, günahları ortadan kaldırmaz

10 1
03.02.2026

“Bence Kürt halkı tarihin kurbanı olmuştur” (Antonio Guterres)

Suriye’de şu an bir masa kurulmuştur, bu masadan bir uzlaşı mı yoksa kesin bir anlaşmanın çıkacağı belli değildir, muğlâktır: Hoşnutsuzlukların reddi ya da kabulü sınırdadır: Geçmişin/kalıntıların yarattığı tahribat daha konuşulmamıştır. Muğlâk, salt dilin özelliği değildir; nesne ve eylemle ilgilidir; bu anlamda muğlâk, belirsizliğin dışındadır. Şu an yürütülen bir Türkiye senaryosudur, Colani oyuncudur, oyun kurucu değildir; ispatı, denetimi altındaki milislere bile söz geçirecek durumda değildir. Siyasette, babası tarafından önlük/ kravat takılıp okula götürülen bir çocuktur, siyasetin, siyasal bilincin dışındadır; bilinç, siyasete bir derinlik verir; Colani, bilinçten yoksundur, şu ana kadar takip ettiğimiz kişi, Türkiye tarafından giydirilip sahneye çıkartılan birisidir, ciddiyeti, içtenlikten; kabiliyeti iradesinden yoksundur, hakeza, partisi de öyledir; epey zamandır, geçici de olsa iktidarlardır ama kılık kıyafetleriyle bile düzensizliği ifade etmektedirler, hala radikal İslamcı bir emirlik görüntüsü içindeler. Bu haliyle Suriye’deki halkları kapsayacak nitelikte değiller; lider, nicelik değildir; Colani nicedir.

Colani, şu an, masada olmasına rağmen, askerleriyle büyük bir toyluklar gösterisi içindedir. Entegrasyon bağlamında Şam’a bağlı iç güvenlik birimleri SDG’nin refakatiyle Heseke’ye geldiler; Kürtler olgundular, sokağa çıkmadılar, yasağa uydular ama gelenler çok toy ve çok kibirliydiler, biri işaret dilini kullanıyordu, taciz ediyordu; askeri bir terbiye ya da uzlaşının bürokratı değillerdi, milis ruhlarını kaybetmemiştiler. El, dışarı uzanan beyindir, gelenlerden bazıları işaret parmaklarını kameralara gösterdiler. Biri annesinin Amudeli olduğunu söyledi, bunu diyen sahici bir düşmandı, şimdi barış için buradaydı ama işaret parmağı gösteren kişi değil düşman, adam bile değildi… Asker değildi, insan değildi, misafirlik adabından yoksun biriydi, aile terbiyesi, din bilgisi ve ahlaki olarak zayıftı: “Yedikleri yoksul eti, içtikleri kan olmuştur.”

Colani/HTŞ muğlâktır, muğlâklığın birincil maddesi milisleridir. Colani/HTŞ milis ruhuna dayanıyor ama devlet terbiyesi içinde hareket edecek, sorunları çözeceklerse bu milis ruhu bir kenara bırakmalıdır. Yoksa bin yıllık kardeşliğin kilidi, Yunus Emre’nin dediği gibi, “Yani er gelmiş erden, elini çekmez şerden, Deccal kopacak yerden, Ahir zaman olacak.”

Doğrudur: Colani/HTŞ’nin doğum yeri, El Kaide’dir; buradan IŞİD ortaya çıktı. İŞİD’in lideri Bağdadi, Colani’yi 2011’de Suriye’ye gönderdi; El Kaide yerine, El Nusra adı tercih edildi: Allah’ın elçileri! Bir süre sonra Esad, cihatçıları salıverdi, bu Colani’ye hediye gibi geldi, güçlendi; İŞİD, bundan rahatsız oldu, Nusra’yı kendine bağlamak istedi, Bağdadi ve Colani nedense anlaşamadı. Colani, hem El Kaide, hem İŞİD’le sembolik olarak yollarını ayırdı, fikirsel bir ayrılık söz konusu değildi; bugün bile bu Colani’nin kravat esprisinden öteye gitmiyor. Nedeni şu: Milis ruhu!

Milis, silahlı sivildir, düzensizdir; kimi zaman inceltilir, muhafız denilir buna. Kurtuluş savaşlarında milis, dikkat çeker ama kurtuluş sonrası milis güç varlığını korur ve sürdürürse, buna kontrgerilla denilir; mahalle kabadayıları, küçük, büyük mafya örgütleri buna dâhildir, adı vatan müdafaası, yaptığı kanunsuzluktur. Türkiye’de bunun sağlam bir birikimi vardır. Bu arada bir not, Nükhet İpekçi’yi anmam gerekir, babasının kanlı gömleğini hala taşır, hala bu kanlı........

© İlke TV