menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Karşılaşma” vakti

21 0
latest

Türkiye bir yandan “sürecin” kitlendiği çerçeve yasadan sızanları konuşurken bir yandan muhalefete yönelik baskıları, butlan kararlarını ve her geçen gün artan toplumsal muhalefete yönelik baskıları konuşuyor. Toplumun geniş kesimlerinin (kimlik ayırmadan) ana derdi olan ekonomik sorunlar ise siyasetin gündeminin dışında seyrediyor… Ülkenin temel meselelerini konuşulamaz hale getiren, otoritenin gündemine bizi, siyasetçisiyle, toplumuyla, medyasıyla, entelektüeli ve aydınıyla hapseden “mekanizmanın” yakıtı, o hep bahsedilen – pardon şikâyet edilen – kutuplaşma… İktidarın, kutuplaşmadan beslendiği sürekli söylenen bir gerçeklik. Bütün otoriter yapılarda görülen bir çaba mevcut iktidarın elindeki güç ile daha da etkili bir hale geliyor. Özellikle medyanın – hadi sadece ana akım diyelim – bu konudaki etkisi yadsınamaz. Ak Partili siyasetçilerin bir ehemmiyeti harbiyesinin kalmadığı, “sütten” figürler olarak arada – sadece izin verilen sınırlar içerisinde – cümle kurdukları bir atmosferde kararlar sarayda alınıyor, büyük ölçüde “trolleştirilmiş” bürokrasi ise uyguluyor. Alınan kararların topluma zerk edilmesi için de tek sesli medyamız bütün sakil maharetini sergiliyor. Çiğlik diz boyu ama etkili… Merkez söylemin alternatifini üretmesi beklenen muhalifler ise, büyük ölçüde internet sitelerinde kendilerine alan açmaya çalışıyorlar. Ancak bu alternatif mecralarda da iktidarın tuzağına düşmek çok kolay. Böyle bir baskı ortamında “aydınların” zaman zaman kitleleri suçlayan, onları – tamda iktidarın arzu ettiği şekilde – ötekileştiren bir görüntü sergilemeleri, belki anlaşılabilir ama kabul edilemez büyük bir hata. İktidar bloğuna oy veren........

© İlke TV