Onurla dokunan bir ömür
Diyarbakır’ın toplumsal hafızasında, siyasal ve kültürel tarihinin kesişim noktalarında kimi figürler vardır ki sadece bir dönemin tanığı değil, o dönemin doğrudan taşıyıcı özneleridir. Mehdi Zana, bu coğrafyanın hafızasında ve siyasi literatüründe işte böyle özgün bir yere sahiptir.
1970’lerin çalkantılı atmosferinde, Diyarbakır Belediye Başkanlığı görevine bağımsız bir aday olarak seçilmesi, sadece yerel bir seçim başarısı veya dönemsel bir siyasi sürpriz değildi. Seçime girerken karşısında sadece dönemin güçlü iktidar ve muhalefet partileri değil, köklü aşiretler ve geleneksel siyaset ağları da vardı. Onun bağımsız adaylığı, emekçilerin, alt sınıfların ve kenarda bırakılmışların merkeze yürümesiydi.
Bu hamle, kent halkının kendi iradesine sahip çıkma arzusunun, sivil bir direniş bilincinin ve merkeze karşı geliştirdiği özgürleşme arayışının somut bir dışavurumuydu. Zana’nın belediye başkanlığı, klasik bürokratik bir idareciliğin........
