Kayıplar için mücadele
Her yıl 17-31 Mayıs tarihleri arası, tüm dünyada ve Türkiye’de “Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası” olarak anılır. Bu iki hafta; resmi kurumlarca gözaltına alınan, evinden, işinden ya da sokaktan koparılarak bir daha kendisinden haber alınamayan insanların anısını yaşatma, akıbetlerini sorgulama ve adaleti haykırma dönemidir.
Bu günler sadece geçmişteki acıların yad edildiği bir zaman dilimi değil; aynı zamanda unutuşa karşı hafızanın, hukuksuzluğa karşı adaletin vurgulandığı bir zemindir.
Zorla kaybetme, sadece kaybedilen bireyin yaşam hakkına bir saldırı değil, aynı zamanda aileler için bitmeyen bir işkencedir. Bir mezar taşının bile olmaması, yakınlarını arayanlar için her gün tekrarlanan bir yas sürecidir.
Yine bu durum toplumsal bir tehdit de barındırır. Muhalif sesleri sindirmek, korku iklimi yaratmak ve adalete olan inancı yıkmak amacıyla sistematik bir yöntem olarak kullanılır.
Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür denir. Yani İnsan hafızasının eksikliği unutkanlığıdır, unutkan oluşudur. Ama öyle şeyler vardır ki unutmamak gerekir.
Yıllarca, defalarca böyle aynı cümlelerle yazıldı. Haftalarca oturuldu, soruldu. Bilenler biliyor, hatırlıyor tabi. Bilmeyenlere ya da bilip de görmezlikten gelenlere........
