Kronik Anlayış Yorgunluğu Sendromu
İnsan ilişkilerinde empati kurmak, bir başkasının derdine derman olmaya çalışmak çoğu zaman yüceltilen bir erdem olmuştur. Ancak son dönemde bu erdemin bir "sendroma" dönüşme riski dikkat çekiyor.
Toplumda "çok anlayışlı", "kimseyi kıramayan" ya da "başkalarının dertlerini kendi derdiymiş gibi yaşayan" bireyler, aslında farkında olmadan Kronik Anlayış Yorgunluğu Sendromu’nun pençesinde olabilirler. Peki, herkesi anlamaya çalışırken kendinizi ihmal etmek ruh sağlığınızı nasıl etkiliyor?
Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız, şöyle anlatıyor: “Anlayışlı olmak, karşı tarafın penceresinden dünyaya bakabilmektir. Ancak bu durumun ayarı kaçtığında yani karşı tarafın acısını, öfkesini veya üzüntüsünü sanki kendi hücrelerinizde hissediyorsanız; bu artık sağlıklı bir anlayış değil, ruhsal bir yıpranmadır. Bu sendromu yaşayan bireyler, çevrelerindeki insanların duygusal yüklerini adeta bir sünger gibi emerler. Sonuç ise kaçınılmazdır: Duygusal Tükenmişlik.”
Sınır çizmek neden bu kadar zor ?
Fazla anlayışlı olma eğilimi gösteren kişilerin en büyük ortak özelliği, "hayır" demekte ve sınırlarını belirlemekte yaşadıkları güçlüklerdir. Genellikle bu kişilerin alıcıları........
