BİR FIRÇA, BİR ENSTRÜMAN, BİR SAHNE: Şiddetten Önceki Son Çıkış
Bazı duygular vardır; adı konmaz, tarifi çok zor olur. Birikir. İçeride dolaşır, ama yer bulamaz.
Bazı fırtınalar gökyüzünde kopmaz. Sessizdir, görünmezdir, ama en çok içeride eser. Özellikle çocukların içinde… Çocuklar için bu duygular daha da karmaşıktır. Çünkü çoğu zaman ne hissettiklerini anlatacak kelimeleri yoktur. İşte tam o noktada bir yol ayrımı başlar, ya içine kapanır, ya dışa taşar. Ya sessizliğe bürünür ya taşkınlaşır. Bir çocuğun gözlerine dikkatle bakarsanız, bazen orada anlatılamayan bir şey görürsünüz. Adı konulamayan, ama orada olduğu çok belli olan bir yoğunluk. İşte o içsel bir fırtınadır. Gürültüsü yoktur ama etkisi çok büyüktür. Yol bulamadığı için duygular, sıkışır. Sıkıştıkça sertleşir. Sertleştikçe şekil değiştirir.
İşte tam bu noktada bir ihtiyaç doğar: İFADE
Sanat, bu ihtiyacın en saf halidir. Sanat; bir çocuğun “ben buradayım” deme biçimidir. Konuşamadığını çizer, çizemiyorsa müzikle anlatır, söyleyemediğini oynar. Bir resim bazen onlarca cümleden daha fazla........
