Büyüyen Rakamlar, Küçülen Gerçekler
Türkiye ekonomisi son yıllarda rakamlarla büyüyor gibi görünüyor. Açıklanan büyüme oranları, ihracat rekorları, yatırım söylemleri… Kâğıt üzerinde her şey yolunda. Ancak sokaktaki vatandaşın cebine, esnafın kasasına ve sanayicinin üretim bandına baktığımızda farklı bir tablo ile karşılaşıyoruz. İşte tam da bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor: Türkiye gerçekten büyüyor mu, yoksa sadece büyüyormuş gibi mi görünüyor?
Ekonomik büyümenin temel amacı refah artışıdır. Eğer büyüme, toplumun geniş kesimlerine yayılmıyorsa; gelir dağılımı bozuluyor, orta sınıf eriyor ve alım gücü düşüyorsa, ortada sağlıklı bir ekonomik yapıdan söz etmek mümkün değildir. Bugün Türkiye’de tam olarak bu yaşanıyor. TÜİK verileri büyümeyi işaret ederken, vatandaşın hissettiği ekonomi daralıyor. Bu çelişki, ekonomik modelin sorgulanması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.
Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri kronikleşmiş enflasyondur. Enflasyon artık sadece ekonomik bir problem değil, aynı zamanda toplumsal bir güven krizine dönüşmüş durumda. Fiyatların sürekli değiştiği, maliyetlerin öngörülemediği bir ekonomide ne yatırımcı sağlıklı karar alabilir ne de tüketici geleceğini planlayabilir. Bu durum, piyasa mekanizmasının temelini........
