Ön İnceleme Aşamasında E-Duruşmanın Uygulanabilirliği ve Karşılaşılan Sorunlar
Yargı sistemlerinde dijitalleşme, yalnızca teknolojik bir yenilik değil; aynı zamanda usul hukukunun işleyişini doğrudan etkileyen yapısal bir dönüşümdür. Türkiye’de UYAP üzerinden yürütülen e-duruşma uygulaması, bu dönüşümün en somut yansımalarından biri olarak dikkat çekmektedir. Özellikle pandemi sonrası dönemde hız kazanan bu uygulama, yargılamanın hızlanması, maliyetlerin azaltılması ve yargıya erişimin kolaylaştırılması bakımından önemli avantajlar sağlamıştır.
Bununla birlikte uygulamada dikkat çeken önemli bir sorun bulunmaktadır: Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında yargılamanın kritik aşamalarından biri olan ön inceleme duruşmalarında e-duruşma talepleri çoğu zaman kabul edilmemektedir. Oysa ön inceleme aşaması, tarafların iddia ve savunmalarının netleştirildiği, uyuşmazlık konularının daraltıldığı ve delillerin belirlendiği bir safha olup, ağırlıklı olarak usulî işlemlerin yürütüldüğü bir evredir. Bu yönüyle fizikî katılımın zorunlu olduğu bir aşama olmaktan ziyade, e-duruşmaya en elverişli aşamalardan biri olarak değerlendirilmelidir.
Ne var ki uygulamada e-duruşma taleplerinin reddine ilişkin gerekçeler çoğu zaman açık, tutarlı ve ikna edici değildir. “Duruşmanın niteliği”, “yüz yüzelik ilkesi” veya teknik yetersizlikler gibi gerekçeler ileri sürülse de, bu açıklamalar genel ve soyut kalmakta; somut olayın gereklilikleriyle yeterince örtüşmemektedir. Bu durum, yargı pratiğinde yeknesaklığın sağlanamadığını ve e-duruşmanın hâlen........
