menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adalet Mülkün Temeli ise Adaletin Temeli Nedir?

4 0
16.06.2026

Adliye binalarının girişlerinde, mahkeme salonlarının duvarlarında ve hukuk fakültelerinin kürsülerinde sıkça karşılaştığımız bir söz vardır:

“Adalet mülkün temelidir.”

Bu söz, yalnızca tarihî bir vecize veya devlet geleneğinin bir yansıması değildir. Aynı zamanda hukuk devletinin varlık sebebini açıklayan temel bir ilkedir. Buradaki “mülk”, yalnızca mal ve mülkü değil; devlet düzenini, kamu otoritesini ve toplumsal hayatın bütününü ifade eder.

Mülkün temeli adalet ise, adaletin temeli nedir?

Bu soru uzun zamandır zihnimi meşgul eden meselelerden biridir. Muhtemelen bu soru yalnızca benim değil, benden önce de hukukçuların, filozofların ve adalet arayışı içinde olan pek çok insanın zihnini meşgul etmiştir. Çünkü bir kavramın değerini anlayabilmek için çoğu zaman onun dayandığı temeli de bilmek gerekir. Bu nedenle adaletin hangi değerden beslendiğini, hangi zeminde yükseldiğini ve nihayet hangi ilkeye dayanarak varlığını sürdürdüğünü sorgulama ihtiyacı hissettim. Elinizdeki yazı da bu sorgulamanın bir ürünüdür.

Gerçekten de adaletin olmadığı yerde devlet güç kullanabilir; ancak meşruiyet üretemez. Kurallar koyabilir; ancak güven oluşturamaz. Kararlar verebilir; ancak vicdanları ikna edemez.

Bu nedenle adalet, devletin temelidir.

Fakat burada cevaplanması gereken daha önemli bir soru bulunmaktadır:

Adalet mülkün temeli ise adaletin temeli nedir?

Bu soru, hukuk felsefesinin en eski sorularından biri olmakla birlikte günümüz anayasal demokrasilerinin de en temel meselesidir. Çünkü adaletin dayandığı değeri doğru tespit edemeyen bir hukuk düzeni, zamanla şeklen hukukî görünse bile özünde adaletten uzaklaşabilir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki adaletin temeli kanun değildir.

Kanunlar adaleti gerçekleştirmek için vardır; adalet kanunların varlığından doğmaz.

Tarih boyunca yürürlükte bulunan her kanunun adil olduğu söylenememiştir. İnsanlık, ayrımcılığı meşrulaştıran düzenlemelere de tanıklık etmiştir; temel hakları sınırlayan hukuk sistemlerine de. Bu nedenle........

© Hukuki Haber