İHAM’ın ByLock Delili Bakımından Yetki Sınırı
Daha önce kaleme aldığımız “İHAM Büyük Daire’nin ‘ByLock Kararı’ Nasıl Yorumlanmalı?”, “İHAM’ın Yasak/Türkiye Kararı Değerlendirmesi” ve “İHAM’ın ByLock Delili Hakkında Güncel Kararı” başlıklı yazılarımızda; İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin Yalçınkaya/Türkiye, Yasak/Türkiye ve Parun/Türkiye kararlarını değerlendirdik, bu kararlar kapsamında İHAM’ın FETÖ/PDY dosyaları bakımından “ByLock” deliline nasıl baktığını yorumladık ve İHAM’ın delil değerlendirme bakımından yetki kapsamına ilişkin görüşümüzü de ortaya koyduk.
Bu yazıda; daha önceki yazılarımızda yer verdiğimiz görüşleri özet olarak aktararak, İHAM’ın “ByLock” bakımından yaptığı değerlendirmenin yetkisi kapsamını ele alacağız.
İlk olarak İHAM Yalçınkaya/Türkiye kararında; terör örgütü üyeliliği suçunun delili sayılan programla ilgili sanığa yeterli inceleme ve tartışma hakkı tanınmadığı, ayrıca konuştuğu kişiler veya mesaj içerikleri değerlendirilemeden karara varıldığı gerekçeleriyle ihlal kararı vermiştir. Biz de “İHAM Büyük Daire’nin ‘ByLock Kararı’ Nasıl Yorumlanmalı?” başlıklı yazımızda; bu tespitlere katıldığımızı, ByLock ile ilgili tespit ve değerlendirme raporunun dosyaya karardan sonra girdiğini, bu şekilde doğrudan mahkumiyet kararı verilmesinin yerinde olmadığını, hatta İHAM’ın, bu kararında delilleri değerlendirmediği gibi, bunu yapmaktan kaçınacağını birçok kez belirttiğini, ByLock verilerinin güvenilirliğini ve doğruluğunu sorgulamadığını ifade etmiştik.
Yine sonrasında Yasak/Türkiye kararına ilişkin olarak da kaleme aldığımız “İHAM’ın Yasak/Türkiye Kararı Değerlendirme” başlıklı yazımızda; İHAM’ın bu kararında da yetki sınırını aşmadığını, somut olayın özelliklerinden, failin pozisyonundan ve dosyada bulunan delillerden hareketle, özellikle FETÖ/PDY’nin hukuka aykırılığını kazanması, bunun başkaları tarafından bilinmesi ve bu yapılanma ile ilişkili faaliyetlerin hangi tarih aralıklarında suç sayılacaklarının belirlenmesi gerektiğini söylediğini, İHAM’ın buralarda kişilerin eski Hizmet Hareketi veya Cemaat, sonrasında suç ve silahlı terör örgütüne dönen yapılanma ile ilişkilerinin ve sorumluluk derecelerinin tespiti hakkında herhangi bir açıklamada bulunmadığını ve kriter ortaya koymadığını, bu yolla iç hukuka müdahaleden uzak durduğunu, böylece bireysel başvurulardan bu yöndeki beklentilere cevap vermediğini ortaya koymuştuk.
Bu iki ayrı değerlendirme sonrasında 29.09.2026 tarihinde verilen Parun/Türkiye kararında da İHAM’ın; ByLock uygulamasının indirildiğinin ve kullanıldığının tespit edildiği hallerde, görüşme içerikleri tespit edilmeden,........
