menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AYM’nin CMK m.134’ü İptal Kararı

11 0
yesterday

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma” başlıklı 134. maddesi:

“(1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması halinde, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hakim onayına sunulur. Hakim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilir.

(2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.

(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.

(4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.

(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kağıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır.”

Anayasa Mahkemesi’nin önüne; “somut norm denetimi” olarak da bilinen Anayasanın “Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi” başlıklı 152. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi tarafından Anayasaya aykırılığı ciddi bulunmak suretiyle iptali istemi ile CMK m.134 gelmiş ve yapılan hukukilik denetimi sonucunda Anayasa Mahkemesi tarafından CMK m.134 iptal edilmiştir.

Kısaca CMK m.134’e göre; bir suç nedeniyle yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka şekilde delil elde etme imkanının bulunmaması halinde hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından, şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar programlarında kopya çıkarılmasına ve bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine karar verilir. Bu tedbir; şüphelinin kullandığı dijital materyalle ve soruşturma aşaması ile sınırlı öngörülmüş olup, dijital materyale nasıl elkoyulacağı, cihazlarda aramaların nasıl yapılacağı, bu sırada kopyaların ve yedeklerinin alınması, delillerin karartılmasının ve tahrip edilmesinin önüne geçilmesi, şüphelinin haklarının korunması ile ilgili hükümler gözönünde bulundurulmalıdır.

Uygulamada bu tedbirin kapsamına; sadece bilgisayarlar değil, bilgisayar kapsamına giren bilişim araçları, akıllı cep telefonları, kişilerin birbirleri ile internet üzerinden haberleşmelerini sağlayan her türlü ekipman dahil edilmektedir. Esasında burada, bilgisayarlar ve cep telefonları üzerinden yapılan veri alışverişleri ile anlık veya arşivlenmiş haberleşmelerin birbirine karıştığı, aynı makinede buluştuğu, bu nedenle bir suçla ilgili delil toplama tekniklerinin kullanılmasında, CMK m.134 ile m.135’in karıştırıldığı, bilişim sisteminin kullanıldığı internet üzerinden aynı zamanda iletişim kurulmasının da mümkün olması sebebiyle, cihazların içerikleri ile ilgili yapılan aramalarla ilgili yeni yasal düzenlemelere gidilmesi lüzumu bulunmaktadır.

Anayasa Mahkemesi; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma” başlıklı 134. maddesini 1. ve 2. fıkraları yönünden, iptal kararının maddeyi bir bütün olarak etkilediği gerekçesiyle de Anayasa m.2’ye, m.13’e ve m.20’ye aykırı gördüğü CMK m.134’ü, 12.02.2026 tarihli, 2023/128 E. ve 2026/36 K. sayılı iptal kararının, 25.05.2026 tarihli ve 33264 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinden 9 ay sonra yürürlüğe girmek üzere iptal etmiştir.

Oy çokluğu ile verilen iptal kararı 9 ay sonra yürürlüğe gireceğinden, yürürlüğe gireceği tarihe kadar uygulanarak, gerek şimdi ve gerekse iptal kararı yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iptal edilen hükmün bir suç ve ceza içermeyip, ceza muhakemesi hükmü olması sebebiyle geçmişe, yani geçmiş usul işlemlerinin ilgili kişinin lehine olacak şekilde uygulanması gündeme gelmeyecek, ancak AYM somut norm denetimi yaparak bu iptal kararını verdiğinden, Anayasanın “Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi” başlıklı 152. maddesinin 3. fıkrası uygulanacağından, bu fıkrada “Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.” hükmüne yer verildiğinden, AYM’nin iptal kararına ilişkin dosyası da 2023 yılı esaslı olduğundan, her ne kadar sanık hakkında kaçakçılık suçundan açılan davada itiraz konusu kuralın iptaline, işin AYM’ye gelişinden başlamak üzere 5 ay içinde karar verilmediği için, CMK m.134’ün Anayasaya aykırı olduğundan bahisle AYM’ye itiraz eden Mahkeme, davayı yürürlükte olan CMK m.134’e göre sonuçlandıracak olsa da, AYM’nin iptal kararı, esas hakkında karar kesinleşinceye kadar başvuruyu yapan Mahkemeye ulaşırsa, Mahkeme, buna uymak ve iptal edilen hüküm bir usul hükmü olsa da AYM’nin iptal kararını dikkate alarak karar vermek zorundadır.

Kanaatimizce; AYM iptal kararını verinceye kadar başvuruyu yapan Mahkemenin vereceği karar kesinleşmiş olsa bile, AYM’nin iptal kararı lehine sonuç doğuran hükümlü, “hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri” başlıklı CMK m.311/1-e gereğince, iptal kararı, “yeni olay veya yeni delil” kabul edilerek kesinleşen mahkumiyet hükmü yönünden yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilmelidir.

Aksi halde; görülen davada, bir kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı ciddi görüldüğünden bahisle AYM’ye yapılan itirazın sonucunda hükümlünün........

© Hukuki Haber