Arama Tutanağına Açık Kimliklerin Yazılmaması Sorunu
Yazımızın konusunu; arama yapmakla görevli kamu görevlilerinin açık kimliğinin belirtilmemesinin hukuka aykırı olup olmadığı ve bu aykırılık sonrasında aramada ele geçen delillerin sanık aleyhine kullanılıp kullanılmayacağı oluşturmaktadır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Arama kararı” başlıklı 119. maddesinin 3. fıkrasına göre; “Arama tutanağına işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır”.
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin “Adli arama tutanağı” başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasının (i) bendine göre ise; “Tutanakta; arama işlemini yapanların adı, soyadı, sicili ve unvanı yer alır.”
Bu durumda; arama tutanağında, arama yapmakla görevli kamu görevlisinin adının, soyadının, sicilinin ve unvanının yer almaması halinin hukuka aykırı olduğunu ve aramadan elde edilen delillerin sanık aleyhine hükme esas alınamayacağının kabulü gerekir. Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi’nin ve Yargıtay ceza dairelerinin sırf bu hususu bozma veya ihlal nedeni yapmadığı görülmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin 15.09.2020 tarihli, 2016/12544 tarihli M. Ö. kararında; olay tutanağında imzası bulunan polislerin sadece sicil numaralarının yazılı olması hali ihlal nedeni sayılmamış, “Başvurucu şüphelilerin kimlik bilgilerinin tespit edilmediğini ileri sürmüştür. Ancak hem Olay Tutanağında imzası bulunan polislerin hem de beyanları alınan polis memurlarının sicil numaraları tutanaklarda yazılıdır. Dolayısıyla operasyonda görevli polislerin kimlik bilgileri belirlenebilir niteliktedir.” ifadesine yer verilerek, sicil numarası ile kimlik bilgilerinin belirlenebilir nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.
Yine Anayasa Mahkemesi’nin 27.07.2022 tarihli, 2019/42579 başvuru numaralı M. E. kararında, tutanağın sadece sicil numarası içermesi nedeniyle delil niteliğini yitirdiğine dair bir kanaate varılmamıştır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi de 15.11.2022 tarihli, 2021/786 E., 2022/11730 K. sayılı kararında; “18.08.2019 tarihinde sanığın üst aramasında uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; suçun sübutunun tespiti amacıyla, öncelikle sanığın üst aramasını yapan ve olay tutanağında imzaları bulunan sicil numaralı görevlilerin çarşı ve mahalle bekçileri olup olmadıklarının tespiti, çarşı ve mahalle bekçileri olmaları halinde üst aramasının yapıldığı esnada aralarında polis memuru veya polis amiri konumunda bir görevlinin bulunup bulunmadığının araştırılması, üst aramasını yapanların tamamının çarşı ve mahalle bekçileri olduğunun anlaşılması halinde ise, CMK’nın 116, 117 ve 119. maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’na aykırı şekilde yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu maddelerin, ‘suçun maddi konusu’ ve ‘suç delili’ olarak hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi” hususunu bozma nedeni yapmış, burada sadece sicil numarası belirtilmesinin başlı başına bozma nedeni saymamış, sicil numaralarından görevlinin çarşı ve mahalle bekçisi olup olmadığının sorgulanmasını ve buna göre delilin hukuka uygun olup olmadığının tartışılmasını istemiştir.
Yine Yargıtay 10. Ceza Dairesi 23.01.2025 tarihli, 2024/8600 E., 2025/861 K. sayılı........© Hukuki Haber
