menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SEGBİS Aracılığıyla Sorgu ve Yüz Yüzelik İlkesi

8 0
23.10.2026

Hakimin, delillere arada herhangi bir vasıta olmadan doğrudan temas etmesi olan doğrudan doğruyalık ilkesi ile sanık, mağdur, tanık gibi yargılama süjeleri ile bizzat muhatap olması olan yüz yüzelik ilkesinin bir gereği olarak asıl olan, sanığın bizzat yargılamayı yürüten mahkeme huzurunda ve duruşma salonunda hazır bulunmasıdır. Sanığın yokluğunda duruşma yapılması ve/veya hüküm kurulmasının mümkün olduğu durumlar ile ilgili “Sanığın Duruşmada Hazır Bulunma Zorunluluğunun İstisnaları” adlı makalemize bakılabilir.

Kovuşturmaya konu suça karşılık gelen hapis cezasının 5 yıl ve daha fazla olması halinde, sanığın savunmasının esas mahkemesince alınması zorunludur. Belirtilen kapsam dışındaki suçlar yönünden ise, mahkemenin istinabe (talimat) yoluyla da sanığın savunmasını tespit etmesi mümkündür. (CMK.m.196/2, Yargıtay 2. CD (E: 2023/28152 K: 2025/17675 T: 09.10.2025)

5271 sayılı CMK’nın 694 sayılı KHK ile değişik 196/4. maddesi “Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt içinde bulunan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir” şeklindedir.

Sesli ve görüntülü bilişim sistemi (SEGBİS) kullanımında, sanığın SEGBİS aracılığıyla duruşma salonuna bağlandığı ve duruşma salonunda iddia ve savunmalarını ileri sürdüğü kabul edilebilirse de, sanığın jest ve miniklerini gözlemlemedeki eksiklikler, bağlantıda yaşanan sorunlar gibi hususlar gözetildiğinde, SEGBİS sisteminin doğrudan doğruyalık ve yüzyüzelik ilkesini tam olarak karşıladığı söylenemez. Bununla birlikte, bu eksiklikler tek başına duruşmada hazır bulunma ve adil yargılama hakkının ihlali için yeterli midir, SEGBİS kullanılması halinde yüz yüzelik ve doğrudan doğruyalık ilkeleri ihlal edilmiş olur mu?

Sanığın, SEGBİS aracılığıyla duruşma salonunda savunma yapmak istemesi ya da mahkemenin SEGBİS aracılığıyla savunmanın tespitine karar vermesi halinde, bu sistemin kullanılması söz konusu olacaktır. Anılan düzenleme, SEGBİS kullanımını hakimin takdirine bırakmıştır. Hakim bu takdir yetkisini hangi sınırlar içinde kullanmalıdır?

CMK’nın 196/4. maddesi hükmünün uygulanabilmesi açısından, sanığın cezaevinde bulunmasının ya da bulunmamasının bir önemi yoktur. Dolayısıyla cezaevinde bulunan bir sanığın SEGBİS aracılığıyla savunması alınabileceği gibi, cezaevinde bulunmamakla birlikte mahkemenin yargı çevresi dışında oturan bir sanığın da istinabe yöntemi uygulanmaksızın SEGBİS aracılığıyla savunması alınabilir. Yani suçun istinabe yasağı kapsamında kalmaması halinde de sanığın savunmasının esas mahkemesince SEGBİS aracılığıyla alınması mümkündür. Bununla birlikte sanığın bizzat duruşma salonunda savunma yapmak istediğini beyan etmesi halinde, zorunlu bir neden bulunmadığı takdirde mahkemenin bu........

© Hukuki Haber